///Güncel Fetvalar////

Soru 1 : MUHAMMED’UN RASULULLAH’ Demeyen Müslüman olur mu ?

Cevap 1 :

İslamiyet, tevhid dinidir. Tevhid, iki ana temelden meydana gelir. Bunlar birbirini tamamlamaktadırlar. İkisi de ayrı ayrı, yalnız başına düşünülemez. “Lâilâhe İllallah” kelime-i tevhidini, “Muhammed un Rasulullah” yani “Muhammed Allah'ın Resulüdür” cümlesi tamamlar. “Lâilâhe İllallah”ı kabul edip “Muhammed un Rasulullah”ı reddetmek, tevhidi ortadan kaldırır. Resulullah’a inanmayan Müslüman olamaz, cennete giremez.

Nitekim Kuran ı Kerim baştan sona kadar, Hz. Muhammed sallallahu aleyhi veselleme iman edip uymayı emretmiştir.Bu konu da bazı ayeti kerime mealleri şöyledir:

“Kim, Allah'a ve Resulüne iman etmezse şüphesiz biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.” (Fetih; 13)

Soru : Alevilerin yemeği yenir mi?

Soru : Alevilerin yemeği yenir mi?
Cevap: Müslüman, başta emir ve nehiyleri olmak üzere İslâm'ın tümünü kabul edip inanan kimsedir. Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirlerle kati, zina, içki, ribâ ve benzeri nehiyleri kabullenip tasdik edendir. Bunlara inanmayan da Müslüman değildir. Bunlara inandığı hâlde görevini yerine getirmeyen kimse günahkâr olmakla beraber yine Müslümandır. Müslüman olmayan kimse kitabî -Yahudi veya Hristiyan- olduğu takdirde istisnasız bütün yemeklerini yememizde sakınca yoktur.

Yalnız Şafiî mezhebine göre bazı şartları vardır.

Hristiyan ve Yahudi olsa o şartları tahakkuk etmedikçe kitabî tarafından kesilen hayvanın eti yenilmez. Ama yağ, peynir, çökelek ve ekmek gibi yemekleri mubahtır.

Asrı saadette Şam'dan, Medine-i Münevvere'ye peynir götürülürdü. Peynir mayasını küçük olarak kesilen kuzunun midesinden edindikleri gibi, domuzun midesinden de edindikleri hâlde Peygamber (asm) onun durumunu sormadan yedi. Yalnız gayri müslimlerin yemeğini yememek daha iyidir.
(Tuhfetü'l-Muhtaç ; Halil Günenç,Günümüz Meselelerine Fetvalar)

Yahudi ve Hristiyanların kestiklerini ve pişirdiklerini yememiz caiz ve helal olduğuna göre, bir Alevinin kestiğini yemek elbette daha önce caiz ve helal olur. Fakat kendine Alevi dediği halde inanmayan (ateist-dinsiz) bir kimsenin kestiği yenilmez.

Soru : Bayanların bayan pantolonu giymesi haram mıdır?

Soru : Bayanların bayan pantolonu giymesi haram mıdır?
Cevap:
Peygamber efendimiz buyuruyor ki:

(Kadın elbisesi giyen erkeğe, erkek elbisesi giyen kadına lanet olsun!)"Hakim"

(Erkeğe benzemeye çalışan kadın, kadına benzemeye çalışan erkek bizden değildir.)"İ.Ahmed"

(Kadın gibi davranan erkeğe, erkek gibi davranan kadına lanet olsun!)"Buhari"

(Erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere Allah lanet etsin!)"Taberani"

Benzemek niyeti olmasa da, erkeğin boynuna kolye, koluna bilezik ve kulağına küpe takması kadınlara benzemek olur ve caiz değildir. Kadının da, benzemek niyeti olmadan da, pantolon giymesi caiz olmaz. Pantolon erkek kıyafetidir.

Tergib-üs-salât’daki hadis-i şerifte,"Örtülü olan çıplaklara ve erkek gibi giyinen kadınlara ve kadın gibi giyinen, süslenen erkeklere lanet olsun" buyuruluyor.
Hele dar pantolon, erkeklere de caiz değildir. Çünkü, kaba yerleri dışardan belli olmaktadır.
Bundan başka, kadınların pantolon giymeleri eskiden de, şimdi de İslam âdeti değildir. Dinsizlerden, İslam tesettürünü bilmeyenlerden gelmektedir. Haramlar yayılsa, yerleşseler de, İslam âdeti olamazlar. Kâfirlere benzeyenin, onlardan olacağı, hadis-i şerifte bildirilmiştir.
*****************************************
Velilerin sözleri, ab-ı hayatla dolu, saf, dupduru bir ırmak gibidir. Fırsat elde iken ondan kana kana iç de gönlünde manevi çiçekler,güller açsın...!

Soru : Zina Edenin Tövbesi Kabul Olur mu..?

Soru : Zina Edenin Tövbesi Kabul Olur mu..?

Cevap: Zinanın hükmü İslam'da açıktır.Şayet Zina yapan insan evli ise recm cezası, bekar bir insan için ise verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur.

Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise, bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir....

Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur. Geriye iki şey kalıyor.Biri kul hakkıdır; varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir.

İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’an-ı Kerim'de,

“Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar."(Nisa s.)buyurarak, hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.

Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah Teala,

“Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.”(Tahrim, 66/8)

buyurarak, yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

1. Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak.
2. Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.
3. Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.
4. Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.

Bir rivayette de "Nasuh Tövbe" şöyle tarif edilmiştir:

- Günahlara pişmanlık.
- Farz ibadetleri yapmak.
- Zulüm ve düşmanlık yapmamak.
- Kırgın ve küskünlerle barışmak.
- Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek."
( Kenzü'l-ummal,2/3808)

İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz...

Soru: Kadına Arkadan Yanaşmanın Hükmü Nedir...?

Bu Konu Hakkında Açıklayıcı bilgiler olmasına rağmen hala pek çok Kardeşimiz tarafından sorulmaktadır.

Soru:Kadına Arkadan Yanaşmanın Hükmü Nedir..?

Cevap: Rabbimiz Kuranı Keriminde Buyurmaktadır ki: "Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın. Şüphesiz ki Allah hem tevbe edenleri hem de temizlenenleri çok sever. Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın"(Bakara s.)

Kadınlarınız sizin için bir tarladır." ifadesi, daha önce gelen:"Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın."ayetini açıklamaktadır.Lütfen Dikkat ediniz bu noktaya:Bu ifade,ayette yer alan:Tarlanızdır ifadesi ekilecek yer anlamında kullanılan bir kinayedir."Dilediğiniz yerden" ifadesi, nasıl isterseniz demektir.Nereden isterseniz değil nasıl isterseniz anlamına gelir.Kadınlarınız sizin için bir tarladır." ifadesi,daha önce gelen:"Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın."ayetini açıklamaktadır.

Bu Konu Hakkında Bir Kaç Hadis Mealine Bakalım

Ensar'dan bir kadın Rasûlullah'a (s.a.v.), kadınlara dübüründen yaklaşmanın hükmünü sordu:

Rasûlullah (s.a.v.) de ona:"Kadınlarınız sizin tarlamzdır.O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın"ayetini okudu(Bakara,223)
Bu Ayette Şu noktaya iyi dikkat edelim:"Nasıl İsterseniz öyle varın buyurulmakta. "Nereden İsterseniz öyle varın değil"

Özetle Önden Yada Arka taraftan yaklaşabilirsiniz Ama Allah'ın Helal Kıldığı yerden hükmü açıkca ortaya çıkmaktadır.

Hz. Ömer (R.A.) Rasûlullah'a (s.a.v.):
- Ya Rasûlellah! Mahvoldum, dedi. Rasûlullah (s.a.v.):
"Seni helak eden nedir?" diye sordu. Hz. Ömer:
- Dün gece gidiş yolunu değiştirdim (arkadan yaklaştım) dedi.
Rasûlullah (s.a.v.) ona hiçbirşey demedi. Allah Te'alâ Rasûlü'ne şu ayeti vahyetti:
"Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın" ( Bakara,223)

Bu, Allah ve Rasûlü'nün mubah gördüğü, dübüre dokunmadan Önden ve arkadan cinsel ilişkide bulunmaktır.

Yine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Karısına dübüründen yaklaşan melundur"

Bir Diğer Hadislerinde Şöyle buyurmuştur:
"Hayızlı kadınla cinsi münasebet yapan, karısına dübüründen yaklaşan yahut kahine giden kimse Muhammed'e indirileni inkar etmiştir".

Şöyle bir hadisi de vardır:
"Allah hakikati açıklamaktan utanmaz. Kadınlara dübürlerinden yaklaşmayın".

Yine Bir başka Hadis Meali :
Şüphesiz ki Allah,karısına dübüründen temas kuran kimseye (kıyametgünü rahmet) nazarıyla bakmaz.

Konu Gayet açık ve Nettir. Hüküm Bellidir. Kadına Dübüründen yaklaşmanın Haram olduğu, Allah Tarafından yasak edildiği Peygamber Aleyhisselam Tarafından Bildirilmiştir...

Soru : Ölmüş kişilerin resimlerini duvara asmak caiz mi?

Cevap : Zaruret olmadan boydan fotoğraf çekmek ve odaya asmak doğru değildir. Ancak boydan olmayan resimleri çekmek ve asmak caizdir. Ölülerin de bu türden olan resimlerini asmak caizdir. Ayrıca resim asılan yerde namaz kılınacaksa, ters çevrilmeli veya üstü kapatılmalıdır.

Fotoğrafı ikiye ayırmak gerek; canlıya âit fotoğraflar, cansıza âit fotoğraflar. Canlıya âit fotoğraflar, ya yaşayacak şekilde boy resmi olur, yahut da yaşamayacak şekilde yarım resim olur. Yaşamayacak şekilde yarım, yahut da bakınca seçilemeyecek kadar küçük olursa mahzur yoktur denebilir. Ancak boy resim ve fotoğraflarına (bir ihtiyaç olmaksızın) cevaz verilmemiştir.

Cansıza âit resimlere, yâni manzaralara gelince, bunun câiz olduğu kesindir. Çiçek, göl ve orman manzaraları gibi görüntüler çekilebilir, evlerin belli yerlerine asılıp ilâhî kudret takdirle seyredilebilir.

Soru....!

Soru: Bir işletmede çalışan işçi, patronun haberi olmadan namazını kılacak olsa, kabul olur mu? Olursa sevabı patronun mu yoksa kılanın mı?

Cevap: Namaz Allah'ın emri olup, kılınması başkasının iznine bağlı değildir. Patron müsaade etmese bile namazı gene de kılmak gerekir. Namazın sevabı elbette kılanındır .İş sahibi namazı kılmaya müsaade ve teşvik ediyorsa hayra delalet ettiğinden dolayı ona da sevap olur
*************************************************
Velilerin sözleri, ab-ı hayatla dolu, saf, dupduru bir ırmak gibidir. Fırsat elde iken ondan kana kana iç de gönlünde manevi çiçekler,güller açsın...!

Soru: Bekarken İşlenen Zinayı Evliyken Söylemek Caiz Midir.?

Muhim bir Sual ve Cevabı...!

Soru: Günahlarına tövbe edip Evlenen bir bayanın Bekar iken işlemiş olduğu zina fiilini Eşine(vicdan azabı duyarak) söylemesi doğru mudur.?

Cevap: Bu tarz geçmişe yönelik işlenmiş hataların,suçların çözümüne dair verilecek cevaplar oldukça güçtür, sıkıntılıdır.
Biz yine de elimizden geldiğince anlayabildiğimizce izah etmeye çalışalım:

İslam devletinde yaşamadığımızdan bu tür haramları işleyenlere karşılığı olan hadleri tatbik edilememektedir.Bununla birlikte geçmişte bekar iken işlediğinden suçu ölüm değil 100 sopadır.
Zaten bayan evlenmeden önce de durumundan dolayı pişman olup samimice tevbe etmiştir. Şundan dolayı samimice diyorum ki, zira halan vicdani rahatsızlığı hissetmektedir.

Vicdani rahatsızlığı eşinin bundan (evlilik öncesi geçmişten) habersiz olmasından dolayıdır. Eşi bildiği zaman önceki yaptığının sonucu değişmeyecektir. Aynı zamanda haddi tatbik edecek İslami bir otorite de ortada yoktur ki cezasını dünyada çekmiş uhrevi cezadan kurtulmuş olsun.
Bundan dolayı Allah'a (c.c.) her zaman dua edip tevbede bulunmalıdır.

Çünkü :"Allah kendisine eş koşulmasını bağış­lamaz, kendisine eş koşma dışındaki suçlan diledikleri hakkında bağışlar." (Nisa,116)

“Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim,8)

"Beş vakit namazı Allah tealâ kullar üzerine farz kılmıştır. Bunları yerine geti­rip hiç birini kaçırmayan, bu namazların hakkını hafife almayan kimseyi Allah tealâ cennete koymaya söz vermiştir. Fakat bu namazları yerine getirmeyenler hakkında böyle bir sözü yoktur. Dilerse azab eder, dilerse bağışlar." ( Ahmed, Ebu Dâvud, Neseî ve İbn Mace rivayet etmişlerdir)

“Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir.” (İbn Mâce)

“Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı.” (Muslim)

İslam fıtrat dinidir. İslam’da insanın günah işleyebileceği kabul edilmiş ve bundan korunma ve kurtulma yolları insana öğretilmiştir.
Yapılan kötülükten, işlenen günah ve kabahatten kurtulup manevi kirlerden temizlenme yolu tövbedir. Tevbe ile insan, yapmış olduğu günah ve kusurlar dan kurtulup o günah ve hataları hiç yapmamış gibi tertemiz olur.

Nitekim bu hususta Peygamber Efendimiz,“Günahtan tam dönen ve tövbe eden,o günahı hiç işlememiş gibidir.”(İbn Mace) buyurur.
Efendimiz (s.a.v.), nasûh tövbesini; “Kulun işlediği günahtan pişmanlık duyması, Allah’a tam rucu’ edip, tıpkı sütün memeye dönmediği gibi, kişinin tekrar günaha dönmemesidir.”(Ahmed b.Hanbel,Musned) şeklinde tanımlamıştır.

Yüce Allah kullarını tövbeye çağırmakta ve şöyle buyurmaktadır:

“Ey muminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki, felaha edesiniz.” (Nur,31)

Başka bir ayette ise Yüce Allah (c.c.), Peygamberine şöyle buyurur:
“De ki: “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O, çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır.” (Zümer, 39/53)

Eşine söylemesi halinde evliliği yıkılacak belki de hayati tehlikeye düşecektir. Oysa dinimiz evliliği kurtarmak için gerekirse yalan söylemeye bile ruhsat vermiştir. Üstelik eşi böyle bir soru sormamış, akabinde (yalan) cevab ta verilmemiştir.
Evlenmeden önce bu konu gündeme gelmiş olsaydı bile kişi bunları karşı tarafa anlatmak zorunda değildir. Bunların anlatılması aile içi problem doğurabilir. Hatta kişinin günahlarını saklaması efdaldir. Ancak evlenilecek olan kimse sorduğunda yalan söylememek gerekir. Bununla birlikte doğruları anlatmak zorunda da değildir. Yani sorulmamışsa susması haram olmaz. Fakat soruldu ise olduğu gibi anlatmak gerekirdi.

Kişi buna rağmen ben bunu kullanmayacağım , yalan söylemek istemiyorum, ya da evlenmeden başıma gelen ve benim bildiğim bu durumu eşime de söylemek istiyorum da diyebilir:

- Esma Bintu Yezid (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ey insanlar! Pervanenin ateşe atılması gibi sizi yalanın peşine düşmeye sevkeden şey nedir? Halbuki, üç yer hariç yalanın her çeşidi ademoğluna haramdır.Bu üç yere gelince:
1) Erkeğin, rızasını sağlamak için hanımına yalanı,
2) Harbte söylenecek yalan. Çünkü harb bir hileden ibarettir.
3) İki Müslümanın arasında sulhu sağlamak kasdıyla söylenen yalan."(Tirmizî)

Hadisin İzahatı :
Yalan dinimizde her çeşit kötülük ve şerrin başı ve kaynağı kabul edilerek şiddetle reddedilmiş olmasına rağmen bazı hallerde meşru kabul edilmiştir.
Bizzat Rasulullah bu halleri tâdad eder.
Muhtelif tariklerden gelen rivayetler bu hususları belirtir.

Nevevî, Muslim Şerhi'nde şu nakilleri kaydeder:
"Bu üç halde yalanın cevazında ihtilaf yoktur. Ancak buralardaki mubah olan yalandan murad nedir? Bunda ihtilaf edilmiştir. Bir kısım ulema: "Bu hadisin ıtlakı üzeredir"diyerek,bu üç durumda, maslahat için olmayacak şeyin söylenmesini caiz görür ve "Mazmum olan yalan,zarar getiren yalandır" derler.
Bu görüşlerine Hz. İbrahim aleyhisselam'ın ayette gelen şu sözleriyle delil getirirler:
"Bunu yapsa yapsa şu büyükleri yapmıştır.."(Enbiya 63),"Ben hastayım (dedi)" (Saffat 89)"

Bunların dışında da bir maslahata binaen caiz olabilir. Mesela yanında saklanan birisini öldürmek isteyen bir zalime, sorduğunda bilmiyorum demesi ittifakla vacibtir. Mezmum yalan, zararlı olan yalandır. Hz. Ibrahim (as) putlar için "Onları büyükleri kırdı, ben hastayım" demişti (Enbiya 63). Karısını elinden almak isteyen zalimlere de onun kızkardeşi olduğunu söylemiş (içinden de dinde kardeşi olduğunu kastetmiş)'ti (Buhari, Enbiya 8; Musned, NI/244) derler.

-----------
Not :
Diğer bazı alimler de:Yalan hiç bir yerde caiz olmaz.Bu üç yerde ancak tevriyeli,yani Hz.Ibrahim(as)in sözünde olduğu gibi doğruya da ihtimalı olacak şekilde caiz olabilir.(EL-Mubarekfûrî,Tuhfetu1-Ahvezi)

yazdığm soru geldi mi

yazdığm soru geldi mi acaba ?:S

gam84ze

Hangi soru acep..?
Birine cevap yazdım ama Menzille alakalı olan mı onada cevap yazmıştım...

kaside-i bürde kardeşim,

kaside-i bürde kardeşim, yazdığın yazıları okudum ve birisi benim sıkıntımla doğrudan alakalı..
Bir açtığım konuda da yazmıştım: bana görücü usulüyle, evlilik niyetiyle gelen bir kişi daha önceki yıllarda yaşadığm flörtlerin(! bu kelime bile tiksindiriyor) ne boyutta olduğunu sormuştu.
Nihayetinde söyledim, cinsel münasebetim olmadı ama yakın temaslarım olmuştu.Bunu öğrenince vazgeçti benden.
Bu bende öyle büyük yara açtı ki, onunla göüşme durumlarımdan 1 yıl önce tövbe etmiştim zaten,ibadetlerimi yapmaya uğraşıyorum ALLAH kabul ederse.
Şimdi yine böyle bir durumla karşılaşırsam ,sorarsa detayları belirtmek zorunda mıyım:((
2risk var: ya bu kişi bunu öğrenince ifşa ederse? şu şu sebepten dolayı vazgeçtim deyip..?
bu şekilde olduğunda evlenme imkanımın da önü kapanacak ve bu şekilde haramların önünü bir adım daha açık tutmuş olacağım.
Ne yapmalıyım? İnanın kahroluyorum çok pişmanım.

detaylari belirtmek zorunda deilsin

eger bilmek isterse sen yoluna ben yoluna dersin olur biter

inanın bir müddettir bu

inanın bir müddettir bu sorunun cvb.ını arıyordum, aklımda şekillenmeye başladı artık. Ben de böyle düşünüyorum. Yani bir insanın tevbe etmesine inanmak zordur bunu da anlıyorum ama inanmayana da fazla birşey yapılamaz galiba.
Bahsettiğim kişiye aklım kalbim çok yatmıştı, ama o detayları öğrenmek istedi,ne boyutta olduğunu sordu. Benim hatam 'senin bu konuda limitin nedir?' diye sormamaktı.(tabiki limit yoktur aslında, el tutmak dahi hatta aile bilgisi dışında görüşmeler dahi sakıncalı,çünkü şeytan sürekli bu durumlarda kalbi bozuyor, nefse yenik düşürüyor)Eğer böyle sorsaydım ona göre söylemeyip dillendirmeyip sen yoluna ben yoluma diye oyun eğerdim..Çok büyük hata ettim ne yazıkki

gam84ze, Kardeşim...!

Efendimiz, "Küllü benîâdem hattâun - Her insan hata eder." buyururlar. Arkasından da; "Ve hayru'l-hattâîne ettevvâbûn - Hata edenlerin en hayırlısı da,o hatayı giderenlerdir, Tövbe edenlerdir" buyurmaktadır.

Hatasız insan varmı ki Şu Alemde.. Allah Kulu buna meyilli yaratmış zaten ve Kurtuluş yolunu da göstermiştir.. Gunahları gizlemek ifşa etmekten daha muhimdir.. Allah Settar ismi ile örtmüşsa günahlarınızı buna insanlara açıklamanın bir mantığı da yoktur. Bu yüzden size bu soruyu sorana verecek Cevabınız Geçmişte herkez hata etmiştir Ben tövbe ettim geçmişime Elhamdulillah günahlardan arındığımı ümit ediyorum dersiniz. kafi gelir diye düşünüyorum....

Bu halde hiçkimseye işlediğiniz günah yada hataları anlatmak zorunda değilsiniz. çünkü siz artık geçmişinizi değil geleceğinizi eşinizle yaşacaksınız... Şu haldeki yaşadığınız hayat muhimdir.. Bu yüzden Her daim tövbe ile ibadet ile güzel kulluk ile hayatınızı devam ettiriniz kardeşim...

Allah.a şükürler olsunki

Allah.a şükürler olsunki beynimikurt gibi kemiren sorular cvp.landı. Yani ısrarla sorarsa 'hiçbirşey yaşanmadı' diye yalan söyleyemem,öyle bir vicdan azabını taşıyamam-kandıramam.Öyle olsaydı o kısmetim olarak gelen ve kalbime aklıma yatan kişiye aynı şeyi yapardım kaybetmemek için. Ama büyük bir ders oldu bana, bana düşen dillendirmemekti/ birşey anlatmadan geri çekilmekti..Bundan sonra nasıl davranacağımı-duruma nasıl yaklaşacağımı biliyorum Allahn izniyle.
Kıymetli cvp.lar için çok tşk.ederim.Allah razı olsun.

Rabbim sizdende...

Tüm kardeşlerimizden de razı olsun
Günahlarımızı bağışlasın....

CVP:kaside-i bürde kardeşim,

Her gerçek heryerde söylenilmez. Siz geçmişte bir günah işleyip tevbe ettiniz ise bunu söylemek zorunda değilsiniz. O sizin günahınız.

Soru: ............?

Soru: Allah'ın ve Peygamber Efendimiz'in ism-i şerifleri yatak odasında bulunsa bir mahzur var mıdır?

Cevap: Bu mübarek isimlerin bulunduğu odada yatmanızda bir mahzur yoktur. Elbise değiştireceğiniz zaman tesettüre dikkat göstermeniz ve bu mübarek isimlere karşı açık bulunmamanız İslami terbiye icabıdır.

Soru: İnsanlar yaptıkları işleri Allah yazgısı ile mi yaparlar?

Soru: İnsanlar yaptıkları işleri Allah yazgısı ile mi yaparlar?

Cevap: Cenab-ı Hak, kulunun yapacağı işi ve onu ne şekilde işleyeceğini biliyor. Bunun için, o işi, kulun yapacağından dolayı takdir buyurmuştur. Kulun, iradesine dayalı işlerde, önce kendi cüz"i iradesi, sonra Allah'ın iradesi sadır olur.

Soru : Hamile ve emzikli kadın oruç tutmayabilir mi?

Cevap :
Şüphesiz ki Allah (Azze ve Celle) yolculuk halinde bulunan kimseden orucu ve namazın yarısını kaldırmıştır. Hamileden ve süt emziren kadından da orucu kaldırmıştır.”
(Ebu Davud, Tirmizi,İbni Mâce)

Hamile hanımlar ve bebeğini emziren anneler, oruç tutmaya dayanamıyorlarsa, Ramazan ayı içinde oruç tutmazlar. Ramazan’dan sonra uygun bir zamanda tutamadıkları oruçlarını sıraya uymaya gerek duymadan kaza ederler.

Ehli sünnet vel cemaat nedir ?

İman, İbadet ve Hukukta “Kitap ve Sünnete” uygun olduğu kabul edilen “Sahabe ve Tabiinin” olundan giden, “Hulefa-i Raşidin”e ve bütün sahabelere uymayı ve saygılı olmayı prensip edinen müslümnlara verilen genel bir isimdir. Kelamda ve İtikatta Selefiye, Maturudi ve Eş’âri mezhepleri ile Amel ve ibadette “Hanefi, Şafii, Mâlikî ve Hambeli” Mezheplerine uyan bütün Müslümanlar “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” adını alırlar.

Dinde münakaşadan sakınan, Kur’ân-ı Kerimin zahirini esas alan, ayetleri zahiri manaları bozmayacak şekilde te’vil ederek akla da gereken önemi veren, peygamberin hadislerini Kur’ân-ı Kerimi anlamada esas kayanak olarak gören İslam Alimlerinin ortaya koyduğu dini ve islâmi hakikatler “Ehl-i Sünnet” kavramı ile ifadesini bulmuştur. Sahabelerin ve İslam bilginlerinin çoğunluğunun ittifak ettikleri hususları delil olarak kabul ettikleri için de “Cumhura” yani çoğunluğa uyanlar anlamında kendilerine “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” denilmiştir

Soru: Kadın, namazdaki tesettürünü nasıl yerine getirecektir?

Soru: Kadın, namazdaki tesettürünü nasıl yerine getirecektir?

Cevap: Kadının namazda farz olan tesettürü yüz, eller ve ayakları hariç vücudunun tamamı, hatta baştan sarkan saçlarını da içine almaktadır. Avret olan uzuvlardan birinin dörtte biri, namaz içinde, üç tesbih miktarı (diğer bir ifade ile bir rükün eda edecek kadar) açılsa namazın sıhhatine mani olur.

Bir kadın, elbise bulunduğu halde giymeyip, kimsenin bulunmadığı bir yerde ve karanlık bir odada çıplak olarak namaz kılsa, fıkıh bilginlerinin ittifakı ile namaz sahih olmaz. Altını gösteren elbise veya başörtüsü ile kılınacak namaz caiz değildir.Baş ve vücudun örtülmesi demek, üzerine bir şey koymak değil,altını göstermeyecek kalınlıkta dokunmuş bir kumaşla kapatılması demektir.

Avret olarak kabul edilmiş uzuvlardan biri açık olduğu halde bir rükün eda edilecek olsa, namazın bozulacağı hususunda icma var.

Soru : Kürtajın, tıptaki ve dindeki yeri nedir?

Tıp yetkilileri diyor ki:
"Kürtajın riskleri gebelik büyüdükçe artar. Özellikle büyük gebeliklerde kürtaj esnasında çok kanama olabilir. Kanama durdurulamaz ise tehlike arz edebilir. Onun için kürtaj ilk aylarda yapılmalıdır. Kürtajın yasal sınırı 10 hafta, yani 2,5 aydır. Bundan sonra kürtaj olmak illegaldir. O halde kürtaj için gecikmemeli, 2,5 ayı aşmamaya gayret etmelidir.

Kürtaj imkanına ulaşmamış binlerce bayanın gayri sıhhi metotlarla gebeliğini kendi kendine sonlandırmasında meydana gelen ağır hastalıkla hayatını kaybettiği acı bir gerçektir. O halde kürtaj meşru yollarla yapılmalıdır. Yasalara göre 18 yaşından büyük ve evli olan kadınlar, hem kendi, hem de eşlerinin rızası ile kürtaj olabilir. Resmen evli görülmeyen kadınlarda eş rızası aranmaz. 18 yaşından küçükler ise ancak veli veya vasilerinin onayı ile kürtaj olabilirler."

Dinimizde ise, özürsüz çocuk aldırmak haramdır, yasaktır. Hele fakirlikten korkarak, rahmindeki çocuğu öldürmek, haksız yere cana kıymak, yani cinayet olduğu gibi, evlat hakkını da tanımamaktır, büyük günahtır. Ananın veya süt emen diğer çocuğun ölümüne sebep olan bir özür varsa, uzuvları teşekkül etmeden çocuk aldırmak caiz olur.

Kütüb-i sittedeki, (İnsan, anne karnında nutfe [sperma] olarak 40, aleka [embriyo] olarak 40, et parçası olarak da 40 gün kalır. Bundan sonra ruh verilir) mealindeki hadis-i şerifini de esas alan âlimler, bir özürden dolayı, 1 aydan 4 aya kadar kürtaja izin vermişlerdir. (Redd-ül Muhtar)

Allah razı olsun Kaside-i

Allah razı olsun Kaside-i Bürde kardeşim ..
rabbim en zerre kadar olan hayırları bile geri cevirmez burda yazan emeği gecen ve istifade eden tüm kardeşlerimizden razı olur inş....
Nezaman ki senin sohbetinden sıyrıldı yüreğim,işteo günden beri biçareyim!
Ne zaman kalbimde yerini başka heveslere pazarladım,İşte o andan beri avareyim!
Senden uzaklık ateşmiş YaRab!Merhamet et! .

İremhan Kardeşim..!

Rabbim tüm kardeşlerimizden Razı olsun bi sitenin hazırlanmasında emeği geçen tüm kardeşlerimizden.. Allah rızasını gözeterek yazanlardan,okuyanlardan, Faydalanmaya çalışanlardan... Zira yapılan bir amelde onun rızası yoksa o amelin kıymeti de yoktur....!

************************************************
Velilerin sözleri, ab-ı hayatla dolu, saf, dupduru bir ırmak gibidir. Fırsat elde iken ondan kana kana iç de gönlünde manevi çiçekler,güller açsın...!

Soru : Zinanın en kötüsü hangisidir?

Zina büyük günahlardandır. Ancak komşunun hanımı ile yapılan zinanın, çok daha büyük günah olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır.

İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor:"Dedim ki: "Ey Allah'ın Resulü! Allah nezdinde en büyük günah hangisidir?"

"Seni yaratmış olan Allah'a eş koşmandır!" buyurdular.

"Sonra hangisidir?" dedim.

"Seninle birlikte yiyecek diye, evladını öldürmendir!" buyurdular.Ben yine:

"Sonra hangisidir?" dedim.

"Komşunun helalliği ile zina etmendir!" buyurdular."
[Buharî,Müslim, Nesaî,Ebu Davud)

Mikdad b. Esved (r.a) bu konuda Rasûlüllah (s.a.s)`ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Komşusunun karısıyla zina yapanın günahı, on kadınla zina yapan adamın günahından daha ağırdır" (Tirmizî)

*****************************************************
Velilerin sözleri, ab-ı hayatla dolu, saf, dupduru bir ırmak gibidir. Fırsat elde iken ondan kana kana iç de gönlünde manevi çiçekler,güller açsın...!

Soru : Gayri Müslimlere rahmet dilemek caiz midir?

Cevap:Kâfire mağfiret duasında bulunmak küfürdür Çünkü kâfirlerin hiç affolmayacağı, ebedi Cehennemde kalacağı Kur’an-ı kerimde açıkça bildirilmektedir Onların affı için dua etmek Allahü teâlânın emrine inanmamak olur Kâfirler için dua etmek yasaklanmıştır

Bir âyet-i kerime meali:

(Cehennemlik oldukları (Kâfir olarak öldükleri) açıkça belli olduktan sonra, akraba da olsa, nebinin de, müminlerin de, müşrikler için af dilemeleri doğru değildir)
[Tevbe 113]

islamda evlenemeyenler.

Şimdi öncelikle yazıyı yazana çok teşekkür ediyorum. Inşallah defteri hiç kapanmaz. Şimdi ben burada aylardır arkadaşlarımla tartistıgm konuya cevap buldum. 4 arkadaşız 2 miz evli 2 miz bekar. Islama gore erkek olunca evlenmek gerekiyo. 2 evlenen arkadaşlarımız 18 yaşinda gelir durumu da iyi babası tarafıdan ---18 yasnda birinin ne geliri olabilir liseyi bitireli 1 yl geçmişti. Tabi babanın yanında iş, babanın dairesinde otur vb imkanlari vardi paradan yana sıkıntısı yoktu---- evlendirildi. Şimdi ben dinen bi günaha girmek istemiyorum bunun için ben size bir kaç soru sorcam. Şimdi dinen
1) parası olan evlensin, evlenemeyen oruç tutsun. Denmiş aradan 10 yl geçti ve biz hala evlenemedik. Ee yaş olmuş 28 ne yaptn bunca sene dmeyn br evn yarı taksıdını anca odedım. Tek çalısıyom babam yok. Şimdi bana bu arkadaşım dinende gerekli görülen bir şey için devamlı soruyo kötü niyeti yok. Kardeşim sen nasıl dayanıyon? Benim koynumda 10 senedir hanım var. Ben bile evli olmama ragmen harama bkmamakta zor dayanıyom(ki yukarıda dmıssınız evlı erkek bile bır kadn gorup şehveti gelebilir nikahlı karısına gıder diye) dese ben ne cevap vercem?
EE Aga ben oruç tutuyom. Ne yapim mi dicem. Benim gibi insan çok dinde bunun için bişeyler olmalı..elle tahrıkte yetersiz kalıyo belli bir zaman sonra..

samet tandoğ Kardeşime Cevaptır...!

Kardeşim Sorunuzu yeni gördüm özür dilerim cevap vermeye çalışalım..!

Demişsiniz ki: "parası olan evlensin, evlenemeyen oruç tutsun. Denmiş aradan 10 yl geçti ve biz hala evlenemedik.."

Bakınız Peygamber Efendimizin (sav) Bu konu hakkındaki Hadis-i şerifi Şu şekildedir :

"Ey gençler, topluluğu!.. İçinizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü bu,gözü (haramdan) daha fazla sakındıran, ırzını korumaya kalkan olan yegâne çaredir. Kim evlenmeye güç getire­mezse oruç tutsun. Çünkü oruç, şehveti kesen bir çaredir."

Bu Emir/Tavsiye bizler için bir yol göstermekte.. Maddi olarak yeterli imkanımız varsa evliliği geciktirmeden Rabbimizin rızası doğrultusunda yapmamız gerekir. Şayet Maddi olarak birikim yapamadıysak ve Şehvet bize galebe çalmakta ise Oruç tutma seçeneğini seçeceğiz.

Evlenmek için ille de Kendi evimiz ve arabamız olması şart değil, Geçimimizi sağlayacak bir işimiz ve Kirada kalacak bir evimiz olsun kafi, Zamanla dha güzel, uygun şartlara kavuşabilir insan. Düğün için gösterişe ve israfa girmenin Anlamı yoktur dinende uygun değildir.

Maalesef günümüzde evlilikler ihmal edilmekte.Değişik sebepler gösterilerek geciktirilmekte, Evliliğin gerçek mahiyeti anlaşılamamakta ve Bununla birlikte Gayri ahlaki ilişkiler ve ahlaksızlıklar çoğalmaktadır.Zinalar,Dost hayatı tarzı birliktelikler önüne geçilemez bir hal almaktadır.. Dinen Haram olan ve İnsanı Helaka götüren yollardır bunlar şiddetle uzak durmak gerekir.

Siz Sabrediniz ve Düğün için birikimiz olduktan sonra hayırlısı ile evleniniz kardeşim... İhmal etmeyiniz..
********************************************
Velilerin sözleri, ab-ı hayatla dolu, saf, dupduru bir ırmak gibidir. Fırsat elde iken ondan kana kana iç de gönlünde manevi çiçekler,güller açsın...!

CVP:islamda evlenemeyenler.

İnanın allah dayanma gücü veriyor. Evli olan arkadaşınız bazen bir gün dayanamazken bekarken yıllarca dayanabiliyorsunuz. Bu ilahi bir destek.. Yeter ki siz niyeti bozmayınız..

Soru :Kadınlar başı açık namaz kılabilir mi?

Cevap: Bütün mezheplere göre, kadınların namazda başlarını örtmeleri gerekir. Namazın sahih olması şartını yerine getirmiş olmak için başını örtmüş olmaya ihtiyaç kesindir.

Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz: "Allah ergenlik çağına ulaşan kadının başörtüsüz olarak kıldığı namazını kabul etmez." buyurmuştur. (Ebû Dâvud)

************************************
Velilerin sözleri, ab-ı hayatla dolu, saf, dupduru bir ırmak gibidir. Fırsat elde iken ondan kana kana iç de gönlünde manevi çiçekler,güller açsın...!

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?: