try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
ZehirliOk.COM
Sağlık, Huzur, Mutluluk, Aile Ve Evlilik

Teşekkürler ''Mağara Adamı''

Teşekkürler ''Mağara Adamı''

Teşekkürler ''Mağara Adamı''

O, seçtiği müzik tarzına uyumlular için sevgiyi hakeden olabilir. Veya ''mağaradan geldim'' ajitasyonunda geçmişini, kültürünü hatırlayanlarca ayrı bir duruşu söz konusudur. İlk üne erişim aşamasındaki yaşantısı ile değerlendirenler için ise kuşkusuz en haklıdır o. Ezilmiş, dönemin kısıtlı, darbeli koşullarına rastlayan biri alakalı bu değerlendirmede, izlediğimiz güncel değişim yer etmeseydi, bizdeki savlara ters düşmeyecekti oysa.

Çocukluğu-gençliği sürecindeki aynısı acılar ile yoğrulan ciddi bir çoğunluk insanı baz alındığında, salt bu sınırda bir samimiyet ile ''ahh canım benim'' e kaptırıyoruz biz bizi.

Duygusal anlarındaki anlatımları ile, öncesi gerçekleştirdiklerini kıyaslamaktan uzaklaşıyoruz iki damla gözyaşı eşliğinde... ''Yakarım, yıkarım''cıları hep en doğrucu, dürüst kabul etmemiz ile de, tüm olumsuz yanları meşru geziyor tespitlerde.

Ve o, o kadar güveni stok etmişti ki, bu bahsedilen soyut aksesuarlarıyla; ekran karşısında bıyığını kestirmekten bile çekinmez hâldeydi sonunda.
Sevgili Ahmet Kaya'nın aramızdan ayrılış ötesinde eşi Gülten Kaya'nın öncülüğünde ''Dinle Sevgili Ülkem'' adlı bir albüm basılıyordu. İlk antipatimi bu gelişen süreçte edinmiştim ''Mağara Adamı'' na. Net bir gerekçe sunmadan geri çevirmişti Gülten Kaya'nın teklifini; albümde bir Ahmet Kaya parçası ile yer almayı.
Yıllar boyu kardeş halkının dilinde müzik yapan “o” canım adam, ''birde kendi dilimde deneyeyim'' ile standart karanlık dışı bir lanet siyahlıktaki gecede ''vatan haini'' ilan edilmişti.
Damgadan önce yanındakiler, sonrasında en uzaktakilerdi. Meslektaşlarını arındırıp değerlendirirken, bir de mücadele yoldaşlarına ağlıyordu kuşkusuz. Süreçlerdir aynısı haykırışlarda seviştiği o insanların yokluğuna küsüyordu Ahmet.

Gülten Kaya bunları zihninde yenemeyişiyle yola çıkarak O'na bir albüm armağan etmek istemişti, sürgünündeki yalnızlık tanrılarını sahneye davet ederek... Ve neyse ki, az-çok tanrılı bir ekip ile bu hedefini mükemmel sunumlar dahilinde başarıyla tamamlamıştı Gülten'i.

Erdoğan Kardeşlerin Birazdan Kudurur Deniz'i, mozaik yüzlü Ezgü'nün Hani Benim Gençliğim sorgusu, Bir Veda Havası'ndaki Kocayaka ve diğer harikalar... Hepsi de görev bilinçleriyle en doruktalardı artık. Yeniden teşekkürler.

Gelelim ''Mağara Adamı' na... Evet, yakışmıyordu bu harikalar ortaklığına ki, şahsına sunulan teklifin O'ndan bir özür, günah çıkarma amaçlı tanınan şanstan ibaretliğine de emindik.
Sonrasındaki saçmalıkları ile de dönemdeki reddine şükürler etmeye başladık zaten;

Duygusal görünen ilişkilerinde, ''Her terkeden kadını acıtmak'' misyonunu üstlenmişti.

Sosyal mesajlarındaki devlete sözlü alkışları da hat merhaledeydi artık.

Gelişen siyasi diyalog ve çatışmalara uyarlı ''çoklu ırk'' mensubu bir ilk ünvanını da ''onuruyla'' yutmuştu. Fakat hangi ırkını nerede aktifleştireceğini pek kestiremiyordu, acemi ve bünyesinin kaldırabilirliğinde alışmaya zeminli gibiydi.

Hiç Kuzey Irak’ta tutturulur mu, ''Konser alanımda Türk bayrağı kuşatımı isterim'' diye!

Ülkücü safın en ateşli döneminde canlı yayına çıkıp ''Kürdüm ulan, allahına kadar kürdüm'' ile konuşturursan bir de mağara adamlığını, ''son kaset neden satmadılar''la yakınırsın tabii.

İslami kutsal günlerde de Araplığından ödün vermeyen Pek Sayın ''Mağara Adamı'', Kürt mücadelesinin sempatizan artımı sağladığı bir aşama arenasında, geçmişte Doğu ve Güneydoğu bölgesine operasyonlar düzenleten, köy boşaltımlarında, birçok etik dışı siyasi atılımda ismi geçen Mehmet Ağar'ın elini öpmesi ile de, ortadoğunun en geniş mensubiyetli ırklarında sabit tercih bocalamasına düşerek tümünü tatma, gezme ''şerefine'' erişti kısa sürede. İşte mozaik budur be!

Böylelikle bu çok yakın geçmiş ve güncelliğini koruyan sağlayıcısı ''Mağara Adamı'' gelişmelerinin vahimligi o reddi hatırlatıp ''kabul etseydi'' hayalinin dahi utanç vermesine eş bizde.

Ve son olarak; ''Dinle Sevgili Ülkem''i kirletmediği için ''halen'' mağara adamı İbrahim Tatlıses'e sonsuz teşekkürler...

Ali Barış KURT
alibariskurt@hotmail.com
14 Nisan 2007

Kaynak: www.2temmuz.com

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?: