try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
ZehirliOk.COM
Sağlık, Huzur, Mutluluk, Aile Ve Evlilik

Ey Musibet Düşmüş İnsan Bil ki!

Ey bela ve musibete düşmüş insan bil ki ,o gelen musibet ve belalar öyle kudsi, ulvi, nurani bir makamdan öyle adil şefkatli bir zattan geliyor ki, o şaşmaz yanılmaz,O kusurdan münezzeh hatadan müberra, hakimi mutlak ve rahimi mutlak bir zattır.. Mükâfatı bol, rahmeti bol, inayeti bol olan bu zatın gönderdiklerini edep ve vakarla karşılayıp bela ve musibetlere diyeceğiz ki:

Ey musibet biliyorum ki, sefa getirmesen de hoş geldin. bir sebebe binaen geldin. Elbet seni bir gönderen var, başıboş değilsin... Seni gönderen zat öyle merhametli öyle kerem sahibi öyle şefkatli bir zattır ki onun narı da hoştur nuru da hoştur. İman nurunu, İslam nurunu peygamber nurunu, nimet nurunu, evlat nurunu, hayat nurunu bahşeden ve bu nurlarla hayatımızı nurlandıran zatın narı da nuru gibi hoş tur elbet.

Ey musibet biliyorum ki, seni gönderen o zat seni bir vazifeye binaen gönderdi. Vazifeni yapacaksın acı bile olsa meyvelerini bırakacaksın ve gideceksin. Yıllarca gönderdiklerini gülerek karşıladım yıllardır bana rahmetini keremini nimetlerini hazinelerini gönderirken gülerek karşılarken bugün gönderdiği musibeti yüz çevirerek, küserek ve şekva ederek mi karşılayacağım. Rahmet elinden tatlı nimetlerini gülerek yerken şimdi acı musibet nimetlerini yüzümü buruşturarak mı yiyeceğim.

Ey musibet biliyorum ki, musibetinin içinde bile merhamet var bütün bütün zulumat yüklenmiş değilsin. Benim nefsimin azgınlığını benim heva ve hevesimin taşkınlığını benim hislerimin şaşkınlığını engellemeye, akla kalbe ruha verdiği eza ve cefaları gidermeye, çıkardığı ihtilallleri bastırmaya geldin. Sükûnet verip başıma vicdan padişahını dikip gitmeye geldin.

Ey musibet biliyorum ki, dağlarla yarışan, yağmurdan daha sağnak olarak yağan,sellere gibi taşan ,defterlere sığmayan ,zulümle yoğrulan ,dalaletle olgunlaşan,nemruda rahmet firavuna meydan okuyan şu zalim nefsime dersini vermeye haddini bildirip nisyanları ,isyanlarını ve günahlarını kefareti zünup ile temizlemeye gelmişsin.

Ey musibet biliyorum ki, gafletlerim büyüyüp öyle dağlar vari, öyle dalgalar vari olmuş ki rahmetinin kereminin inayetinin dışına taşarak, gazabını, helakımı ve gazabını celp edecek hale gelmiş zavallıya gönderdiğin bu bela ona ceza değil bir iltifatı rabbanidir. Haddini bilmeye rabbini tanımaya vazifesini iraye etmeye bir sevki ilahidir. Ey iltifatı rabbani suretinde gelen musibet hoş gelmişsin.

Ey musibet biliyorum ki, elinin ömrünün sabrının kudretinin kısalığını görmeyip kendinde rububiyet görüyorsun. Nefsine başkalarına mahlûkata isyanınla zulm ediyor nimetin sahibini mülkün sahibini inkâr edip haddini aşıyorsun. Bu zulmüne karşı gelen o küçük musibet senin için bir ihtarı rahmanidir. o rahmani uyarıcıya tebessümle de: hoş geldin

Ey musibet biliyorum ki, seni gönderen zat ;bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğime müte¬madiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyar¬laşmasını ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvar¬lanmasını göster diye göndermiş biliyorum..yalancı zevklerden fısk ve sefahet hayatından yüzümü imana ve sünnete çevirtip, Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevincin ve hayattaki sa¬adetin yalnız imanda olduğunu ihtar etmeye geldin.

Ey musibet biliyorum ki, rabbim seni şu perişan dünyada, avare ve perişan insanlar içinde, semeresiz bir hayatta, sahipsiz, hâmisiz bir surette, âciz, miskin bir insanın, bütün dünyanın sultanı da olsa beş para etmediğini göstermeye,bu perişan fâni dünyada, sahipsiz insanın hamisiz insanın ne kadar kesmekeş ve şaşkın olduğunu anlamaya ve anlatmaya gönderdi.

Ey musibet biliyorum ki, sen bana aczimi hatırlatarak hakiki nimetleri, hayatı ve rızkı veren sahibimi buldurmaya, fakrıma hatırlatarak hayatımın, mülkümün, ömrümün ve bedenimin sahibini tanıtmaya, geldin ki, aczimin feryadıyla rahmetine iltica, fakrımın figanıyla kudretine istinad ederek. Şu vahşetgâh dünyamı, bir tenezzühgâha çevirmeye gelmişsin. Hoş gelmişsin.

Ey musibet biliyorum ki ve inanıyorum ki, eğer gelip beni yoklamasaydın ve beni sarsıp uyandırmasaydın ve bana attığın ihtar taşların olmasaydı “Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân- hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gitti. Bir say-imiz mahvoldu, bütün amellerimiz mahvoldu, muflis olarak huzura gidiyoruz diyecektik

Ey musibet biliyorum ki, getirdiğin nasihatlerle hayatımın rengini siyahtan beyaza,batıldan hakkı,hevadan-hüdaya , ömrünü kıştan manen bahara, kalbimi fani mahbuplardan baki muhabbete, karanlık hayatımı hiç olmazsa alaca karanlığa,şeytani hayatımı rahmani hayata,çirkinliklerimi güzele,hayvani yönlerimi meleki yönlere,gecemi aydınlıklara çevirmek istiyorsun.bela ve musibet nasihatlerinle hayatımı boşluktun hiçlikten abesiyattan kurtarıp imana islama ve kulluğa katmak istiyorsun.

Ey musibet biliyorum ki, sen bir uyarıcı bir ihtar edici bir nasihat edici bir ikaz edicisin. Nisyanlarıma ve isyanlarıma haddini bildirmek için gelmişsin. Gafletin koyu karanlığından beni kurtarıp batıla yönelen kalbimi ,aklımı , ruhumu ve hayatımı hakka ,doğruya kulluğa çevirmek için gönderilmişsin.hoş gelmişsin.

Ey musibet ve belalar biliyorum ki, bana gelmenizin sebebi kendi nefsimin yüzündendir.bütün iyilikler rabbimden itken bütün kötülükler benim nefsimden sudur etmiş,siz o mağrur ve bedbaht ve gafil nefsime layemut olmadığını hatırlatmaya,gururu ve kibiri bırakıp rabbini tanıtmaya,mağrur ve gafil kafasına hakikat topuzları vurarak uyandırmaya gelmişsiniz.

Ey musibet biliyorum ki, nefsimin zilletiyle nefsimin illetiyle nefsimin rezaletiyle nefsimin sesiyle nefsimin gafil ahmak divane sersem kafir bedbaht halleriyle hareket etmekten beni kurtarıp rabbimizin kalbimize ilka ettiği imanın cesareti ile imanın feraseti ile imanın metaneti ile imanın fazileti ile imanın şefkati ile,imanın basireti ile imanın ilmi siyasetiyle hareket etmeyi öğretmeye geldiniz.hoş geldiniz.Muhammed Şamil KAKÇA/30.03.2010

Not. Bu yazı çok sevdiğim ve değer verdiğim bir kardeşiniz için yazıldı.Kendisi yüz felci musibetine maruz kaldı.Kendisinden şifa dualarınızı esirgemeyin.Allah razı olsun.

Yorumlar

rabbim razı olsun tüm

rabbim razı olsun tüm hasta kardeşlerimize şafi ismiyle şifalar nasip etsin inş.teşekkür ederim ..yazıyı tekrar gündeme gelmesini ve okumayan kardeşlerimizinde istifade etmelerini isterim ..

Nezaman ki senin sohbetinden sıyrıldı yüreğim,işteo günden beri biçareyim!
Ne zaman kalbimde yerini başka heveslere pazarladım,İşte o andan beri avareyim!
Senden uzaklık ateşmiş YaRab!Merhamet et! .

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?: