try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
ZehirliOk.COM
Sağlık, Huzur, Mutluluk, Aile Ve Evlilik

SITEYE NASIL YAZI EKLEYEBILIRIM?

Zehirliok.Com sitemize nasıl yazı ekleyebilirsiniz.

Sitemize yazı ekleyebilmek için herşeyden önce sitemize üye olmanız gerekmektedir. Üyelik işlemi sonrası yazılarınız editör tarafından onaylanmadan yayınlanmamaktadır. Belli bir dönem sonrası sitemiz içeriği ile parellikte yazı ve yorumlar eklediğiniz kanaatine varılırsa onaysız ekleyebilmektesiniz.

YENI FORUM SAYFAMIZ ACILDI
SITEMIZIN YENI FORUM SAYFASI ACILDI. ONAY BEKLEMEDEN DIREK YAZILARINIZ YAYINLANABILIYOR. ÖZGÜR BIR PLATFORM. VAR OLAN ÜYELIGINIZ VE SIFRENIZ ILE GIRIP HEMEN YAZMAYA BASLAYABILIRSINIZ

forum sayfamiza katilmak icin tiklayiniz

1. Anketlere katılabilirsiniz

Sitemizde yer alan anketlere katılabilir ve oylayabilirsiniz.

2. Yorum ekleyebilirsiniz

Her makalenin altında hemen hızlı şekilde yorumlar ekleyebilirsiniz. Eklediğiniz yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.

Yorum ekleme sistemi 08.07.2007 tarihinden itibaren yorumlarin tekrar takibi ve düzenlenmesi icin durdurulmustur.

3. Yazı önerebilirsiniz

Yazı önerme sayfasından sitemizin içereğine uygun yazılar ekleyebilir ve önerebilirsiniz. Önerileriniz onaydan gectikten sonra yayinlanacagi icin forum sayfamiza yazi eklemenizi tavsiye ederiz.

4. Forum sayfasına yazı ekleyebilirsiniz

Zehirliok.com sitesi yeni bir forum sayfasi ile hizmete devam ediyor. Onay kuyrugu beklemeden ve direk yazilarinizi özgür bir platformda ekleyebileceksiniz.

forum sayfamiza yazi ekleyebilmek icin sitemize üye olmaniz yeterlidir.

forum sayfamiza katilmak icin tiklayiniz

5. Site içeriği sayfa ekleyebilirsiniz

6. Kendi makalelerinizi kendinize ait köşenize ekleyebilirsiniz.

Kendi hazırladığınız makaleleri sitemizden yayınlayabilirsiniz. Sitemiz yazarlarından olmak için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

7. Anket oluşturabilirsiniz.

Sitemizin formatına uygun anketler önerebilir veya ekleyebilirsiniz.

8. Kitap sayfası oluşturabilirsiniz.

Sitemiz ziyaretçileri ile paylaşmak için kendi hazırladığınız kitapları ekleyebilir yahut faydaklı olacağına inandığınız kitapları ekleyebilirsiniz. Öncelikle eklemek istediğiniz kitabın tarafımızca incelenmesi gerekmektedir.

Sitemize yeni bir yazı önermek istiyorsanız tıklayınız.

Yorumlar

kendisi için hazırlanan nimeti bilen kaybettiklerine üzülmez

Kardeşim endişemiz kaygımız tasamız üzüntümü ebedi kaybedeceklerimiz yada kazanacaklarımız olsun. Aliyi, veliyi, malı mülkü anayı babayı kaybetmek kolay.Amma ebedi gençliği saadeti hayatı kaybetmek yada kazanmak zordur. Küçük kayıplar nere ebedi kayıplarımız nerede. Rabbim manevi ruhi kalbi hastalıklardan bizi korusun bir şehvet bir haset bir dinsizlik bir tembellik bir dünya sevgisi bir nefis hevaya uyma hastalı bize ebedi bağları bostanları kaybettir ,ahiretin bir elması dünyanın yüz binlerce bağlarına bostanlarına bedeldir çünkü o sonsuzdur bunlar fani. bazen trajedik acıklı elim hüzünlü filmler nasıl ki en güzel ödülü alırsa hele birde neticesinde hüzne rağmen kavuşma varsa öylede hüzünlü hayat sahnesi düşen kullarda sabır ile ebedi saadet ödülleri kazanabilir. Filmden farkı var mı acaba hayatımızın. Hayatımız bitecek elbet bir gün. bitsin ama hüsnü hatime ile güzel sonla bitsin, rızayla bitsin, şüheda taltifi ile bitsin, akibeti hayır ile bitsin, şimdi kim bilir güzel sonla ömürlerini bitirenler ahirette hangi alemleri geziyorlar.Tanıdık komşu abla vardı açık ama iffetli idi 37 falandı yaşı evlenmemişti kanser oldu kısa sürede 1 ay içinde vefat etti bu kızcağız son nefeste Allah bir diyerek ölmüştü Rabbbim merhamet etti belki ibadeti yoktu ama annesi rüyasında görmüş farklı şekillerde komşuları da çok görmüşlerdi.Annesi onu rüyada görmüş,Annesine rüyada diyormuş ki “şimdi bizleri bilmediğimiz yerlere gezmeye götürüyorlar galiba kalu bela denen yerleri geziyoruz. çok garip güzel alemler diyormuş.Bizler için kabir daracık toprak ama solucan böcek için geniş bir alem. işte dünyada nasıl ki bizler her şeyi sadece belli kalıplara göre biliriz yani her şey ya üçgen yada dikdörtgen yada karedir. her şey buna göre ölçeriz biçeriz ama orda öyle değilmiş yani insanlar orda gördüklerini anlatacak şey bulamıyorlarmış yani karşılığı yok. dünyada ondandır ki, büyük insanlar pek manevi alemlerde gördüklerini anlatmazlar çünkü kıyas edecek şekil desen renk yok işte aklın hayalin alamadığı alemler var ötede bize görünmese de bizi korkutsa da hep merakı bilinmeyenedir işte bilinmeyenlerin yüzde doksanı ordadır o alemlerdedir.rahat güzellikler saadetler hep ordadır.oraya yüzümüzü çeviremidiğimiz için bu dünyaya aldanıyoruz.bizi dünyada rahmete boğan rabbimiz orda da rahmetin aklın alamayacağına boğacak yeter ki bunu kalp gözüyle akıl vicdanıyla görelim anlayalım idrak edelim değerin bilelim elde edemediğimiz camlara kıymet vermeyelim.dünyanın sığı itici geçici metaları için ağlayıp feryat edip isyana nisyana dalalate gitmeyelim.baki bağları kaybetmek nereye fani bağları kaybetmek nereye.ömrü sadece bahara yetişen,ömrü sadece kışa kadar olan ömrü sadece kabire kadar olan,ömrü sadece ihtiyarlığa kadar olan ömrü bazen saniyeler olan ömrü bazen o dakikalar olan ömrü bazen rüya kadar esefli olan şeylere gönlümüzü bağlayıp onların ardında koşmayalım.
Kardeşim Rabbin imtihanı herkeste farklı farklıdır.bizi belki huzurda görmek istiyor belki bizim niyazımızı haykırışlarımızı duymak istiyor.kulun aczini ilan etmesi rabbimizin en sevdiği şeydir. üstat der ki aciz fakır tefekkür ve şefkat bizim mesleğimizdir bunlarla insan veli olur Allaha yakın olur ağlamayınca çocuk ne bilsin anne baba çocuk açtır hastadır ihtiyacı var ağlayacak ki işte kul rabbi bilsin nazik nazenin bebek hükmünde olan insan ağlayacak ki ihtiyacı ona musahhar olsun, lisani hal ile lisani kaal ile ağlamak gerekir. rabbim nasıl ki bizlere nebatat ve hayvanat denen iki musluktan besliyor öylede iman kuran sünnet muslukları ilede imani kuranı besliyor ki aç kalmayalım. açlığımızı gidip haram musluklarından sofralarından takviye etmeyelim.imani kurani musluklardan da beslenmek gerekir ki kul doysun. Ama kul isterken istediklerinin mahiyetini camiyetini bilmediği için isterken nefisn ve havanın tahakkümü ile ister.illa olsun diye ister.neticelerinde ona kötülük bela musibet getireceğini hayatını yakacağını düşünmez.halbu ki onun istediği şeylerin ona faidesi veya zararı olacağını ancak Allah bilir.o ne kadar o duygularla istesede rabbimizin sonsuz hikmeti ve rahmetiyle belki istediğini vermez.onun bütün dualarına icabet edip lebbeyk der amma.her duaya cevap verilse de her dua kabul edilmeyebilir.çünkü kabulün şartları yerine gelmemiş olabilir.kabul için gerekli niyazlar hakkıyla yapılmamış olabilir.kabul için kulun denediği hali kaali lisanlar tesirli olmayabilir.dua için vakit gelmemiş olabilir.yada kabul edilmiş ama geciktirilmiş olabilir.yada kabul edilmiş ama cennete neticeleri daha iyi olarak verilmek üzere olabilir.yada kula zararı olacağı için geçici olarak red edilmiş olabilir.sabır etmek gerekir.insan dünyaya mühim neticelerle gönderilmiştir.sırrı imtihan için ona kapı açılmıştır.imtihan sırrı gereği insan masiyet musibet ve taat ile imtihana tabi tutulmuştur.bu noktada sabır etmesi istenmiştir.imtihan olan dünyada mükafat beklemek hakkı değildir.verilen her şey imtihan içindir.lezzet zevk için değildir.verilenlere şükür etmekle mükellef olduğu için hakkı yoktur ki verilmeyenler için itiraz etsin.verilmeyenler için hakkı yoktur itiraza.çünkü mükafat yeri burası değil ücrettir.meşaketin zahmetin çilenin sıkıntının musibetin karşılığının verileceği yer cennettir.dünyaya keyif sürmeye insan gelmedi.imtihana geldi.kendisine peşin verilen trilyonlarca nimetin ücretin ödemeye geldi geçici.trilyonlarca nimetlere gark gedilen insan olma nimetine gark edilen mümin olma nimetine gark edilen insanın haddi değil ki tahakkümle istemeye verilmediği zamanda küsmeye.onun gasp edilen hakkı yok ki isyan etsin.hangi hakkı gasp edilmiş ki isyan ediyor.yokluktan hayata ve nura gark edilen insan ne hakla isyan edebilir.kulun yaptığı ibadet şükür hamd peşin aldığı nimetlerin ücretidir.onun hakkı yok rabbine vereceği şükür vardır.İnsan oğlunun zalimliği öyle büyüktür ki öyle büyüktür ki nankörlüğü, kendisine trilyonlarca verilen hediyeleri görmez.bir adamın kendisine verdiği bir hediye için bir ev yada araba için gösterdiği minneti rabbi için göstermez.o adama ömür boyu dua eder.hatırlar tazim eder teşekkür eder yad eder önünde eğilir görünce amma rabbinin verdiği trilyonlarca nimeti görmez.o trilyonlarca nimetin ölçülemeyen değerini idrak edemez.kullan taat eder rabbine isyan eder şekva eder.rabbini ona buna şikayet eder.onlara teşekkür eder rabbine isyan eder.kul rabbine şekva ettikçe elindeki nimetler azalır.nimetleri eksilir.bu nimetlerin içerisinde her şey vardır.kul isyan edip şekva ile musibeti büyürse rabbide ondan nimetlerini çekmeye başlar.kulluk ibadet şükür vb gibi nimetlerden kullar mahrum olmaya başlar.kaderi tenkit eden kedere düşer diyor hadis.kaderin kubbesine şekva taşları değil şükür çiçekleri atmak gerekir.biz verilenlerin şükrünü ödeyemezken niye hala verilmeyenleri istiyoruz.başımıza işler açıyoruz.niye cennette verilecek olan nimetlerin mükafatını şimdiden istiyoruz.orda ki nimetleri azaltıyoruz.cennetin meyvelerini dünyada koparıp bitiriyoruz.halbu ki cennetin bir elması dünyanın binlerce bağlarına denk gelir.
Kardeşim dua bir ibadettir ve dua ibadetinin mükafatı ahrettir.biz duayı ibadet olsun diye yaparız.biz ibadeti dünyada menfaat için mükafat içinh yapmıyoruz neticeleri ahrettir.ibadet ve duanın neticeleri ahrete bakar.allahın rızası için yapıyoruz.allah isteklerimizi versin diye dua etmiyoruz.allaha aczimizi fakrımızı ilan etmek içindir ibadet.ona istinad ve istimdad içindir.yalnız birden istemek içindir.trilyonlarca nimete karşı hediyeye karşı sadece bir dil ile bir beden ile bizden şükür teşekkür istiyor rabbimiz.ebedi bostanlar bağlar isteyin rabbinizden.dünyanın kırılacak camlarını istemeyin.ahiretinize faide verecek şeyleri isteyin rabbinizden.bilin ki insanla cennee rablerinden fazlıyla girecekler yoksa yarım yamalak ibadetleri ile değil.eğer ibadetle girilseydi. cennete o zaman kimse kazanamazdı cenneti.cekip şekva edecekseniz nefsinizden edin.dünyevi kaygılar istekler için rabbinden küsülürmü.dünyevi şeyler için üzülmeyin.üzülecekseniz. dşünecekseniz.başınıza açılmış olan cenneti kazanma davasını nasıl ne şekilde neyle kiminle kazanırım.ebedi gençlik güzelliği saadeti nasıl kazanırım.diye tasa edin.seslere renklere desenlere kişilere olaylara dikkat edin.sizi aydınlığa saadete çıkaracak olan rehberleri bulun dikkat edin dikkatli seçin..nasıl namaz kılınır niçin namaz kılınır niçin kulluk edilir niçin varlığımız vardır.araştırın.hayatın lezzetlerin mahiyetin hakikatini araştırın.iç yüzlerine bakın.sizlere sunulan tv ler meydeler çevreler tarafından sunulan hayatların iç yüzlerine bakın.içlerinde gizledikleri şeylere bakın.içlerinde isyan mı gizli dalalet mi gizli yoksa kulluk mu gizli.sevdiğiniz şeyler sizin ebedi hayatınıza katkısı nedir.imanınız sizi yolda bırakır mı,örtünüz size cehennemde kalkan olur mu,imanınız kabirde size ışık olur mu,imanınız sizi sırattan geçirir mi.imanınız size son nefeste kurtarır mı.her gün amel defterime kaydedilen şeylerin ne kadar isyan nisyan ne kadar itaat kulluktur.dünyevi işlerim gibi uhrevi işlerimde intizamlı mı,düzenlimi.patronuma babama abime eşime itaat ettiğim gibi rabbime de ediyorum muyum.patronumdan babamdan eşimden korktuğum gibi rabbimden de korkuyor muyum.vb gibi sorgu sualleri daha ölmeden yaparsak.ordaki sorgu suallerde zorlanmayız.50 menzil ve ellibin senelik sorgu sualle dolu bir yevmi mahşer bizi bekliyor.berzahın kışı bizi bekliyor.sıratın up uzun çileli yolu bizi bekliyor.gözünü açıp bizi bekleyen bu yerler için hazırlık yapmalıyız.uyku nasıl kı göz açıp kapayıncaya kadar biter.göz kapanır akşamleyin göz açılır sabahleyn.insan bilmez nasıl geçti saatler.öylede insanın ömrü de bir uyku gibidir.onun için hadiste denilmiş ki insanlar uykudadırlar ölünce uyanacaklar.bizler gaflet uykusundan ecelin tokadıyla uyanmak istemiyorsak aklımızı başımıza alacağız.
Kardeşim maddi dünyamızdan bize isabet musubeitler ile bedeni yaralarımız meydana gelir,bu yaralarda ilaçlarla tıbbı müdahelelerle tedavi edilebilir.bu maddi yaraların mahalli maddi cisim olduğu için kola gelen bir yara en fazla kolu götürür.yada ayağı götürür.ama öteki beden yaşar ve hayatın milyonlarca dairesiyle irtibatını devam etirir.amma günahlardan gelen yaralar ve yaralardan hasıl olan vesveseler, şüpheler-neûzu billâh-mahall-i iman olan bâtın-ı kalbe ilişip imanı zedeler ve imanın tercümanı olan lisanın zevk-i ruhanîsine ilişip zikirden nefretkârâne uzaklaştırarak susturur.insan artık küçük lezzetler için namazı rüşvet verir nefse,zikre karşı ibadete karşı bir soğukluk duyar,kulluktan uzaklaşır,kalbi ruhu bozulmaya başlar.ağacın ihtiyacı olan suyu reddetmesi gibi bir hale gelir.susuz kalan ağaç nasıl kı kurur ibadetsiz kalan nursuz kalan kalp ve ruhta öyle kurur gider.lezzet ve zevk suretinde gelen günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırır.. Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol açar.. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ısırır.kalp marifet yuvası olmaktan çıkıp şeytani nefsani yılanların yuvası olur.
Kardeşim insanın başına gelen musibetlerde olaylarda belalarda en mühim pay yine ona aittir çünkü ayet derki başınıza gelen bütün kötülükler kendi nefsinizin yüzündendir.iyilikler ise bizdendir.insan başına gelen musibetleri kendi ef-alleri ahvalleri ve etvarları ile celp eder çağırır.bu bazen bir hayal olur bu bazen bir söz olur bu bazen niyet olur.yani kişi farkında olmadan fiiliyle hareketiyle sözüyle belaları olayları kendi üzerine çeker.insan bunların farkında olmaz çoğu zaman.kendi ağzından çıkan sözleri kendi kalbinden geçen düşünceleri ve hayalleri kader ilahi tarafından dua hükmüne geçer.yani bir nevi sanki lisani ızdıdarı bir halet ile ister.fıtri bir şekilde ister.sonra istediği şey vuku bulur.vuku bulan olayda küçük bir kaçamak yada tatlı düş yaşar ama büyük kabuslar acılar elemler belalar musibetler yaşar.bu başa gelenler hep gizli yüklenmelerdir.bu gizli yüklenmeler bazen hayatı zehir eder.insan isyana şekvaya başlar.kabahati kadere atar.kendinde kusur görmez.sanki kader kendisine zulm etmiş gibi hareket eder bazen küfre girer.kaderi insanlara şikayet eder.halbuki başına gelen musibetlerden kendi payı cürmü büyüktür.çünkü bir nevi o yasak zararlı düşünceleri ile belayı haramı talep eder.istekleri hayali ve vehmi ve farazi olsa da o gizli estekler dua hükmüne geçip kadere fetva verdirir.insan zulm eder kader ise adalet eder.o dua hükmüne geçen şeyleri Allah ona verir.burda mesuliyet kula aittir.çünkü isteyen odur.işte böyle tehlikeli süreçlere girip imanı iffeti şerefi yıkmamak için insan hayallerine bile dikkat etmelidir.o hayalleri arzuları istekleri şeytan şiddetlendirip baskı ile insana uygulatmaya çalışır.bu haller için bol istiğfar ve tövbe ediniz.
Evet, kardeşim Allah'ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır. Mal mülk kariyer hırs vb gibi. Allah'ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla doludur; derecesine göre, iman kuvvetiyle hisseder. Bu imandan gelen mânevî sürur maddi lezzetlerin pis lezzetlerinin ardında koşmaktan korur..başa gelen bütün musibetlerin belaların hastalıkların derecesini azaltır.hafifletir.biri seven bire dayanır.birden dilenir.birden bekler.birden ister.birden medet umar.binlerin ardından koşmaz.binlerin dilenciliğini yapmaz.binlerin zilletini çekmez binlerin minnetini almaz.bir kapıyı çalar,binlerin kapılarında dilenci olmaz.birden bini ister.siz şimdi biri bırakıp binlere mi el açacaksınız.
Kaderi ilahiye sizi farklı bir kulvarda imtihan ediyor unutmayın ki insan en sevdiği şeyleri feda etmez harcamaz iken Allah en sevdiği kulları olan peygamberleri en zor imtihanlara tabi tutmuş onların cennete layık cevherlerini işlemiş sabrın son noktasına gelmişler ezalar cefalar çekmişler ama cennette ne biçecekler ebedi güzellik saadet mutluluk biçecekler gözyaşı ekseniz de bu dünyada içerisinde tevekkül olsun acı ekseniz de içerisinde teslimiyet olsun zor anda denilen bir şükür kelimesi belki nice cennet meyveleri sarayları köşkleri kasırları netice verebilir. sabrın neticesi azmıdır.mükafatı azmıdır ki sabrın mükafatını böyle ucuza değişiyorsunuz.kaderi ilahiyeden size gelen musibet taşlarına karşı şekva etmeyin.musibetlerin belaların hastalıkların içerisinde iltifatı rabbaniler,ihtarı rahmaniler,acz fakri zaifi anlayarak kazanılar huzurlar,kefareti zünuplar ve derecesine göre nimetler derç edilmiştir.yeter ki kul feraset basiret anahtarıyla hikmetleri açmayı bilsin.

Bir kardeş namazı kılmıyordu niçin kılmıyorsun denildiği zaman ben Allahla aramdaki bağı kopardım dedi.yani bir nevi küstüm der gibiydi.ona dedim.eğer rabbim seninle bağını kesseydi.bir saniyede ölüp giderdin.aldığın nefesi hayatı elinden alsa seninle bağını kesse yaşayamazsın.bu sözün çok tehlikelidir..bir kul rabbini unutursa rabbi de onu unutur.ebedi cehennemde bırakıp hatırlamaz.ne haddine ki kulun rabbinden küssünde onu unutsun.hayatını devam ettirdiği trilyonlarca şarları eğer o zatı zülcelel idare etmeseydi insan yaşayabilir miydi.o trilyonlarca canlının halini bilmeseydi işitmeseydi görmeseydi istimdad etmeseydi hayat olurmuydu.demek rabbimiz bütün kainatı kabzayı tasarrufunda tutuyor.en küçük basit canlıları unutmayan Allah halifeyi ruyi zemin dediği ,ahseni takvim suretinde yarattığı,bütün kainatı onun için halkettiği,nazik nazenin niyazdar bir misafir kutlu bir yolcu olarak yarattığı kulunu mu unutacak.ne kadar divanece bir harekettir bu söylemler.demek kul rabbinin merhametinden haberi yok.onun hikmetlerinden kereminden haberi yok.

Kardeşim rabbinin kulunun ibadetine aç kalmasına ne ihtiyacı var.Siz namaz kılmazsanız kime ne edebilirsiniz.namaz şükür ise namazsızlık isyandır.hele birde Allaha küsüp namazı bırakmak akıl işi değildir.ibadet hayat her şeyimiz Allah için olmalı.bütün amelimiz rızayı ilahi olmalıdır.kulluğun güzeli yokluğa da şükür varlığa da şükürdür.siz bir şeyleri aldatmazsanız da nefsiniz sizi aldatıyor.size isyana günaha sevk ediyor.sanki dünyada her şeyin yolunda gitmesi gerektiğini telkin ediyor.sanki burası imtihan yeri değilmiş gibi hareket ettiriyor.sanki Allahla anlaşma yapmışsınız gibi harekete sizi sevk ediyor.sanki verilenler azmış gibi verilenler basit bayağı gibi bir haletle galati hisle sizi isyana sevk ediyor.değişmesini istediğiniz durumlar eğer sizin dünyanıza ve dininize zararı yoksa sabredeceksiniz.ama engeller dininize zarar veriyorsa o zaman dua edeceksiniz niyaz edeceksiniz.size göre hayır gördüğünüz şeyde şer olabilir.siz olayların sadece bir yüzünü görürsünüz.belki o olayların yüzlerce binlerce vechin vardır.siz onları o tarafları göremiyorsunuz.çünkü sizin mutlak bir ilminiz yoktur.siz Allahtan isteyeceksiniz da rabbiniz sizi hayırdan mahrum etmeyecektir.ama kulun sabrını rabbimiz ölçer.vereceklerini geciktirebilir.onu deneyebilir ölçer biçer .kulun bu kritik zamanlarda dikkatli olması gerekir.farkındasın işte red edildiğini ama red edilmesi demek kabul edilmeyecek manasında değildir.belki Allah hayra tebdil edip verecek.ama kulda sanki mutluluğu o istediklerine bağlıymış gibi hareket edemez.şeytan lümmeyi şeytaniyeden kalbine üfürdüğü zaman yada şüpheleri kalbine atıp kalbin kabul etmediği zamanlarda hemen işi şetmeye döker ve rabbin seni işitmiyor der.sizi ibadetten kulluktan vazgeçirmeye çalışır.unutmayın borçlu olan sizsiniz siz alacaklı değilsiniz Allaha karşı.alacaklıymış gibi davranmayın.rabbim şu mutluluğu tahsil et.şu borcunu ver bakalım gibi bir tavra girmeyin.onun hazineleri sonsuz olduğu gibi tükenmez olduğu gibi istediğini verir istediğinden alır daraltır.eksiltir.ayet demiyor mu biz sizleri mallarınızdan eksilterek evlatlarınızla hastalıklarla imtihan edeceğiz.gideceğin başka kapı varsa git.o kapılarda rabbine açılacaktır.rahmet kapılarını bırakıp gidipte şeytanın kapılarına müracaat etmeye başlamışsın.dikkat et.arkadan önden yandan kalbinden aklından damarlarından yol bulup gelip sana şüphe atan şeytana karşı dikkatli ol.sabır tevekkül sadakat teslimiyet sermayeni iyi kullan.onlar biterse iflas edersin.istediğin şeylerin imkanı dairede olup olmadığına maddi ve manevi yönlerine zahiri tıbbi yönlerine dikkat et.belki istediğin şey maddidir yana tıbbidir.derdinizi söylemediğiniz için bilmiyoruz nedir sizi böyle isyana teşvik eden.örneğiniz çok abes olmuş.imanı zaif insanlar ancak böyle davranır.böyle durumlarda insan hissi değil aklı vicdani imanı hareket etmek zorundadırlar.insanlar ibadeti kuranı menfaat için okusalar faidesini görmezler.namaz emirdir.menfaatleri celp için okunmaz.mükafat beklenmeden okunur.nice insanlar görüyorum.akleden bir kalbi şükreden bir dilin şükrünü ödemekten aciz iken.bu sözünü ettiğim insan kör ve sağır.sizler nasıl olurda böyle isyan edersiniz.niye cennetin nimetlerini burada yemeğe uğraşıyorsunuz.niye namazın karşılığı olarak düşünüyorsunuz istekleriniz.hangi ibadetiniz onları karşılar.rabbimiz nimetlerini şükürle artırır.kulları yoklukla varlıkla iyilikle kötülükle hastalıkla belayla musibetle dener.olmasını istediğiniz olmayan her şey musibettir ama sabretmek gerekir.başkalarının var bizim niye yok diyemez insan.varlık için eldekilerin şükrünü ödeyin sonra isteyin.ne senin ne ötekilerinin nede 6 milyar insanın tahmin ettiği düşündüğü tasavvur etiği her şeyin üstündedir rabbimizin merhameti hikmeti keremi.insanların düşünceleri sadece batıl efkar olarak kalır.siz kendi aklınızın mikyasıyla hissiyatlarınızın terazisiyle vicdanınızın basiretinizin ölçüsüyle Allahı düşünüyorsunuz.rahmetini merhametini daraltıyorsunuz.niye vermiyor diyorsunuz.niye olmuyor diyorsunuz.mucizeler bekliyorsunuz.etrafınızdaki olanlara bakıp bak onların ki oluyor belki diyorsunuz.onların nasıl ne şartla olduğunu bilmiyorsunuz. İbadetinizle belki imtiyaz istediniz, ya da şikayet ettiniz. Yapmayanların var ama bizim niye yok gibi. Onlar ibadet etmiyor biz ediyoruz gibi.düşüncelere şeytan sevk eder.sonsuz hayatı kazandıracak olan imanı ne için neler için terk ettiğinize iyi bakın.dünya müminin zindanı kafirin cennetidir. Diyor hadis.dünyada mümine her şey isabet edecektir .ama o sabredecektir.belki sabır başta insana zehir zıkkım gibi gelir.Fakat insan sabretmeyi alışkanlık ve huy haline getirirse sabır,bal tadı verir.iman binasını niye yıkacaksın.demek ki çok basit kurdun ki hemen öyle bir şüphe bombası ile ümitsizlik bombasıyla yıkıyorsun.mahvediyorsun.bizler masiyete musibete taata üzere sabırla mükellefiz sabredeceğiz.verilenleri düşünüp verilmeyenler için isyan etmeyeceğiz.görelim mevlam neyler neylerse güzel eyler diyeceğiz rabbim kulun zannı üzeredir.siz nasıl onu bilirseniz öyle muamele görürsünüz.allah rızası için Allaha tevekkül edeceksiniz.Allah rızası için Allaha istimdad edeceksiniz .Allah rızası için ona tevekkül edeceksiniz.Allah rızası için Allahtan isteyeceksiniz.kul bizler size bir şey veririz ikinci verişte elimiz titrer.amma rabbin sınırsız ve her an saniye vermeye devam eder.ömrünüzün saniyelere sığışması onun üzerinizden anı seyyale bile tasarufunu çekse yok olacağınızı göstermiyor mu.
son sözümüz bir hadis:Eğer sizin için saklanan mükafatları bilseydiniz elinizden çıkan şeylere üzülmezdeniz.

Boş ve abes sözlerin maskaralığını yapmaktansa
güzel sözlerin hamallığını yapmayı tercih ederim.

ÇOK KOLAY.

Değerli Kardeşim,
Sen işlerin yolunda olduğu halde zihninde ki negatif düşüncelerden kurtulamıyorsun....Yani hadiasatta bir sıkıntı yok sıkıntı sizin içinizde onun adı da vesvesdir..Doktorların aciz kaldığı bu konuda Bediüzzaman hazretleri mesnevisinde der;
İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsan kalben ve fikren hakaik-i İlâhiyeye bakıp düşündüğü zaman, bilhassa namaz ve ibadet esnasında, gerek şeytan tarafından, gerek nefsi tarafından pek fena, pis ve çirkin vesveseler, hatıralar, sinekler gibi kalbe, akla hücum ederler. Bu gibi hevâî, vehmî ve çirkin şeylerin def'iyle uğraşan adam, o vesveselere mağlûp olur. Ancak onları mağlûp edip kaçırmak çaresi, müdafaayı terk edip onlarla uğraşmamaktır. Evet, arılarla uğraşıldıkça onlar hücumlarını arttırırlar. Onlara karışılmadığı takdirde, insanı terkeder, giderler. Hem de o gibi vesveselerin, ne hakaik-i İlâhiyeye ve ne de senin kalbine bir mazarratı yoktur. Evet, pis bir menzilin deliklerinden semânın güneş ve yıldızlarına, cennetin gül ve çiçeklerine bakılırsa, o deliklerdeki pislik ne bakana ve ne de bakılana bulaşmaz. Ve fena bir tesir etmez...
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=2367&a=vesvese%20ar%FD
Bu konuda daha teferruatlı bilgileri Sözler kitabı 21. sözün ikinci makamında bulabilirsiniz..Ancak bu bilgileri uygularsanız bu vesveselerden tamamen kurtulabilirsiniz.....Allah yardımcınız olsun....

tuana3479 kardesime

s.a Tuana3479 kardesim yazdiklarinizi okudum ve bir kac cumle yazmak zorunlulugu hissettim. Kardesim sizi anliyorum fakat Allahu Teala hakkinda yanlis dusunuyorsunuz. Rabbimiz kullarina asla zulmetmez siz sanki yuce Rabbimizi adaletsizlikle anmissiniz. Kardesim derdiniz herneyse bu sizin imtihaniniz unutmayin. insana zor gelen herne ise o O'nun imtihanidir. sunu lutfen hic aklinizdan cikarmayin. Allahu tealaya dua eden bir kul asla eli bos donmez. Rabbimize dua etmek ibadetin ta kendisidir. Sizin dulariniz kabul olunmuyo diye bir sey yok. Rabbimiz bazen kullarinin dualarini hemen kabul etmez cunku O kulunun Ona yalvarmasi okadar hosuna giderki O kulunun sesini ona yalvarisini daha fazla isitmek icin isteklerinin gerceklesmesini geciktirebilir. Yuce Rabbimizin en cok sevdigi sey kulunun Ona dua etmesi Onu yardimina cagirmasidir. Bazende Rabbimiz kullari icin hayirli olani bizden daha iyi bildigi icin O kisinin istedigini gerceklestirmeyebilir Allah bilir hayirli olani bi zbilemeyiz.ama duasinin sevabini verir. ucuncusu ise bazen Allahu teala kulunun istegini bu dunyada gerceklestirmesede mukafatini ahirete saklar yani hic bir sekilde dua ediyorum ediyorum Allah beni duymuyor gibi bir soz soyleyipte bugune kadar yaptiginiz dualarinda sevabini kacirmayin. sabir gosterin tevekkul edin ve namaz ve sabirl aRabbimizden yardim dilemeye devam edin kardesim inanin kazanan siz olursunuz.. Sizin icinize bu Allah duami kabul olmuyo diye vesveseyi seytan getiriyor sizi imaninizdan etmek ve Allahtan uzaklastirmak icin yapiyor buna sakin kanmayin. Unutmayin seytanin gorevi Allahin kullarini yoldan cikarmak ve Allaha isyan ettirmektir goruyorumki sizde bu yola dogru adim atmak uzeresiniz. SAKIN OLA ki kanmayin aklinizi basiniza alin ve tevbe edin. Bir kul asla Allaha elini acinca mahrum olmaz ummadigi yerden ummadigi sekilde feraha kavusur ama Allah duami kabul etmiyor demedigi muddetce. Siz farkinda olmazsiniz bile bir bakmissiniz SIKINTINIz gidivermis ferahlayivermissiniz. Ama ne olur umitsiz olmayin. Yaradanimizi iyi taniyin O kullarina zulmetmek icin yaratmadi. Ona tutunan mahrum olmaz guzel kardesim. Allaha emanet ediyorum sizi Rabbim ne sikintiniz varsa gidersin kalbinize iman kuvveti versin. Son nefeste sehadet getirerek O;na kavusanlardan olmayi ebedi yurdumuz olan cennette mutlu bir yasam surmeyi cumleye nasip etsin amin.

dualarınızı eksik etmeyin

yorumlarınız için çok teşekkür ederim.o gün çok bunalımlı günümdü.gerçekten yazdıklarımı okuyunca şeytanın okadar bariz bir şekilde bizle uğraştığını görüyorum.bu siteyide allah karşıma çıkardı ve buraya yazmam sonra farklı konularda yazılanları okumam o günden beri bütün düşüncelerimi değiştirdi.insan olarak ne kadar aciz olduğumu bi kez daha anladım.sizlerden de allah razı olsun.allahta beni affeder inşallah.ama inanın durumun ufak bi sıkıntı değil ama çözüm onda gene biliyorum.şeytana uymak okadar kolay ve basitki çünkü bi nedeniniz var her zaman.ve bizim ne haddimize allaha küsmek onun bize ihtiyacı yok bizim ona var.o yazım bi anlık bi patlamaydı düşünce karmaşası.allaha şükürki kendimi toparladım şimdi ve çok üzülüyorum allaha isyan ettim namazımı terkettim hayatta çok aciz kaldım allahım inşallah affeder beni.daha öncede çok sıkıntılarım oldu hiç bu kadar kötü olmamıştım.yazılarınızdada göremediğim düşünemediğim her zaman bildiğim uyguladığım fakat şeytanın vesvesesiyle bunların farkına varamadığımı anladığım noktalar oldu .allah tekrar sizlerden razı olsunallahım herkesi şeytanın vesveselerinden korusun.tahkik kardeş çok güzel yazmışsın sendende allah razı olsun .dualarınızı eksik etmeyin.bu siteyed tekrar teşekkür ediyorum kuranlara yazanlara burda kendimdeki eksiklikleri gördüm.allah imanımızı zora geldiğimizde şeytanın eline teslim etmeyeceklerden nasip etsin herkesi.tam iman sahibi olanlardan nasip etsin bizleride.inanın kendimi çok büyük bi ucurumdan dönmüş gibi hissediyorum şuan.ya farketmeyip gerçeklride herşeyi bıraksaydım bir anlık gafletle koskoca bi ahireti kaybedecektim.sorunlarımdan zerre değişen yok herşey yerinde sayıyo ama o günkü isyanımı hiç unutamıyorum.allahım affettsin beni bu imtihanları inşallah geçeriz.

yardim :(

s.a
ben 15 yasindayim ve 1-2 senedir istimna yapiyordum...ve bu illeti yapinca guslun gerektigini bilmiyordum...hatta okadar bagliydim ki ramazan aylarinda bile nerdeyse hergün yapiyordum...ve orucumun bozuldugunu bilmiyordum üstelik o illeti yaptiktan 1 saat sonra normal abdestimi alip namaz kiliyordum...simdi bu siteden ögrendim ki istimna gusul gerektiriyormus..
simdi ben okadar oruc ve namaz borclarini kaza mi yapmam gerek?

yoksa bilmeden yaptigim icin affolur mu?

lütfen yardim edin...cevaplarinizi bekliyorum...

A.s

Günah olduğu bilinmeden veya bilinerek işlenen bir günahtan dolayı samimi tevbe edildiğinde Allah'ın affedeceği umulabilir ancak bu namazının yahut oruçlarının geçerliliğini doğrulamaz.. Bundan ötürü oruç ve namazlarının kazası gereklidir.. "O Kadar" diyerek gözünde büyütme.. Rabbim kolaylıklar ihsan eder inşallah.. Selametle..

caresini bilen varsa lutfen yazsin

arkadaslar ben namazlarimi aksatiyorum bazen hic kilmiyorum lutfen bana yardim edin

namazı kılman en

namazı kılman en dogrusudur nerde olursan ol bir fırsatını bul ve kıl bitti.

Ben de ilk zamanlr parça

Ben de ilk zamanlr parça parça kılıyodum. ama bigun "Artık bundan vazgeçmeli ve tamamını kılmalıyım" dedim Ramazan ayında başladım ve artık bütün namazlarımı kılıyorum.
Bir de sen namazı 40 gün bırakmazsan 40 gün sonra namaz seni bırakmayacaktır. Gerçekten kesin karar vermelisin ve şu mübarak günleri fırsat bilip inşallah 5 vakit kılmalısın .
Ola ki bi vakti kaçırdın. Mutlaka hemen kaza et. İnan ki kaza etmek daha az olsa bile daha zoruna gidecektir. Vaktinde eda edilen namaz gibi feyizli olmaz. o yüzden namzlarını inşallah vaktinde kılmaya çalışacaksın.

şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim ...

Neden namaz kılmıyorsun???
namaz kılmamak için bir sebebin mi var yoksa?
ne olabilir ki namazdan önemli olan sebep???
dur ben tahmin edeyim:
namaz kılacak vaktin yok değil mi?
ama onların da yoktu…

Ya Bedir Savaşına ne demeli:
savaş hiç durulmuyordu aksine gittikçe kızgınlaşıyordu, bu arada ikindi vakti çıkmak üzereydi, ama kılacak zamanda yoktu karşında en az on katın düşman vardı.
kenara çekilip de namaza duramazdın, yada namazı kılmayacaksın di mi bence en kolayı bu…
ya onlar ne yaptı Peygamberimiz 300 kişilik ordusun ikiye ayırdı yarısı geriye çekildi diğer yarısı daha ileri atıldı ve daha bir kuvvetle savaştı ve geriye çekilenler Peygamberimizin imamlığında namazı kıldılar, bitince de diğerleri ile yer değiştirip onlar savaşmaya başladı diğerleri geri çekilip yine Peygamberimizin imamlığında namazı eda ettiler…
sence onların zamanı varmıy dı? ya da bunların…

ama o zaman bu yoktu değil mi?

hem vakit bulsan bile nerde kılacaksın ki namazı yer yok ki evde değilsin zaten başka yerde yok değil mi?
sence onların yeri var mı?

buda tutmadı başka yok mu bahanen?
yada yolculuk yapıyorsundur değil mi, kılacak yer yok ki olsa kılardın…
peki onların var mı?

buda olmadı galiba?
yada çok yoğunsundur, çok işin vardır hiç ayıracak vaktin yoktur değil mi?
onların da işi çok ama bir on dakika ayırabiliyorlar

ama senin bir dakikan bile yok değil mi?
bir düşün bakalım bu kadar vakti ne için harcıyorsun, dünyalık için değil mi?
iyi para kazanıyım, rahat yaşıyım, param pulum olsun hepsi bunun için mi?
bir daha düşün sen önce kim götürmüş bir bez parçasından başka bir şey, orada rahat etmek için kim biriktirebilmiş veya götürebilmiş kazandıklarını?
oraya gittiğinde ilk sorulacak soru ne biliyor musun?
yaa o zaman ne cevap vereceksin, vaktim yok diyemezsin, yer bulamadım diyemezsin, işim vardı diyemezsin değil mi?
belki şunu dersin: “bu kadar çabuk beklemiyordum ölümü yoksa kılacaktım ileride namazımı kaza namazı da kılacaktım”…ama senin yaşın genç daha yaşlanınca kılarsın değil mi hem o zaman bol bol vaktinde olacak,
ya yaşlanmazsan…
ya sen namaz kılmadan, senin namazını kılarlarsa…

bunlar kadar gençmisin sen, ama bak onlar kılıyor neden?

namaza yetişmek için koşan bir çocuğa Hz.Ömer “sen daha çocuksun bu kadar telaş etmene gerek yok sen daha küçüksün namaz sana farz değil” demişti,
ve çocuk demişti ki:“Amca, amca! Bu işin büyüğü küçüğü olur mu? Daha dün mahallemizde bir çocuk öldü. Üstelik benden de küçüktü. Ölüm denen gerçeğin büyük küçük ayırdığı yok. En iyisi her yaşta buna hazır olmalı. Hem bu yaşta Namaza alışmazsam, büyüyünce kılmak zor gelebilir.”
sen halâ gencim de…?
Yok yok olmadı hastasın değil mi?? onun için kılamıyorsun, özür dilerim…
ama iyileşmen için namaz kılman gerektiğini biliyor musun? öyle dememiş mi Peygamberimiz (SAV) “namazda şifa var” kalk bir kıl bakalım namazın hastalığın kalıyor mu o zaman???
bak oda hasta üstelik kaç yaşına gelmiş…

ama ayakta duramıyorsun değil mi?
oturarak kıl, oturamıyorsun da (yatalaksın)
kafanla kıl o zaman, yoksa tamamen felç mi geçirdin (şimdi yırttın galiba) zannetme ki yırttın o zaman da gözlerinle kıl bak bu kadar kolaylık var, eminim başka bahanelerinde vardır…değil mi?
yaaa boş ver hem sen niye namaz kılacaksın önemli olan kalp değil mi? senin kalbin temiz kılsan ne olacak ki?
O Güzeller Güzeli’nin (S.A.V:) kalbi kapkara mıydı, ayaklarının altı şişinceye kadar namaz kılardı?
eee gördün mü kalbin Efendimizin (SAV) kalbinden de mi temiz acaba???
değil, değil mi?
bu da olmadı var mı başka bahanen kalmadı mı yoksa uyduracak bir şeyler?
tamam hepsini kılamıyorsun bari bir iki vakiti kıl olmaz mı?
oda mı yok?
bahanelerini dinleme(me)k isterim veya dur bunları da ben tahmin edeyim…
sabah namazına uyanamıyorsun, sabahın köründe kim kalkacak ki uykunu mahvedeceksin değil mi?
ya böyle bir ilan görsen ne yapardın acaba?

ama gitmezdin değil mi değmez onun için felan uykunu bozmana, sen mi gitmeyeceksin yalan bari söyleme ilk sen olmak için geceyi orda geçirirdin…
olmadı, gelelim öğleye, off öğle vakti o kadar telaşede namaza vakit mi ayıracaksın? bir sürü işin gücün var yetişemiyorsun zaten, bir de namaz hiç olmaz bu kadar işin arasında namaz mı olur?

ama yemeğini yemeden öğleyi geçirmiyorsun.! belki de zevkini çıkara çıkara 1 saatte yiyorsun yemeği değil mi, yemek daha önemli değil mi???
ya ikindin ne olacak??
dur şimdi zaten yoruldun bütün gün işler hala bitmedi bu yorgunlukla namazını felan kılamazsın, ama dedim ya az önce bir daha diyeyim ne demiş Peygamberimiz (SAV) “hasta mısın, yorgun musun, çaresiz misin,… o zaman namaz kılda geçsin bunların hepsi…
ya akşam namazı???
sende ya daha eve gidilecek, yemek yenilecek, zaten akşam vakti de kısa yetişemiyorsun değil mi?
evine 10 dakika sonra girsen ne olacak kaçmıyor ya ev, ama vakit gidiyor bir daha bulabilecekmisin o vakti???
yatsı namazını hiç sormayım değil mi?
o saatte namaz mı kılınır insanın uykusu geliyor uykulu uykulu namaz kılınmaz ki…
ama nedense başka zamanlar uykun gelmiyor, mesela bunlara bakarken hiç uykun gelmiyor değil mi?

eee bunlarda olmadı vakitlerin birinden bile sıyıramadın yakayı, var mı başka bahanen benim aklıma bu kadarı geliyor, senin de aklına gelmiyor değil mi? kalmadı çünkü başka bahane… aslında var ben sana söyleyim mi üstelik bu sefer kesin kurtulursun namaz kılmaktan.. üstelik bir tane değil, ne mi dur söyleyim:
1 : ÖLÜ İSEN
2: DELİ İSEN
3: ÇOCUK İSEN
4: HAYVAN İSEN
5: KAFİR İSEN
ne dersin sıyırdın bu sefer ha?
ama yok, nasıl olur sen ölü veya deli değilsin, üstelik kocaman adamsın ve insansın, Allah korusun kafirde değilsin eee demek ki neymiş namazdan kurtulamazsın…..
sana sesleniyorum ey insan boş ver sen nefsini o zaten hiç namaz kılmak istemez ki sen dinleme onu bak yukarda birden sıraladı bahaneleri sonuç ne peki? koskoca bir hiç. yani gel namazını kıl uyma sen ona yoksa sende mi uyduracaksın bahane ama kalmadı ki bahane, niye mi namaz kılacaksın? dur onu da söyleyeyim:
sen Müslümansın değil mi?(elhamdülillah) eee kanıtın ne nasıl ispatlarsın bana Müslüman olduğunu, tabi ki namaz kılarak İslam demek namaz demektir namaz dinin direğidir onun için…
bir de gözünü çevirde bak etrafına

bu güzellikleri Yaratan övülmez mi, O’na sana verdiği binlerce nimet için şükredilmez mi, tabi ki şükredilir bu da en güzel şekli olan namazla olur, hem sen namaz kılmakla Allah ’ı yüceltemezsin O zaten Yüceler Yücesi, sen ancak Rabbimin katında kendini yüceltirsin…
tamam sen boş ver hepsini sen bunlara da mı acımıyorsun

Yüce Allah buyurmuyor mu:
“namazdan sonra edilen dua reddolunmaz” diye, haydi onlar için başka bir yapmıyorsun (yapamıyorsun) madem en azından dua et…
hem bak doğada her şey ona secde ediyor sen daha ne duruyorsun

şimdi gel ne dersin artık başlayalım mı namaza?
haydi Mevlanaca namaz kılmaya var mısın??
onun gibi secde ede ede seccadeyi lime lime etmeye var mısın?
Veysel Karani gibi geceleri gündüzleri namazla geçirmeye var mısın?
öyle güzel bir namaz kılarmış ki mübarek bir geceyi sadece kıyamda, bir gece sadece ruküda, bir gece sadece secdede geçirirmiş…Hz. Ali gibi, savaşta yediği okun acısından çıkaramıyorlar, ancak Hz. Ali namaza durunca çıkarıyorlar hem de kılı bile kıpırdamıyor, soranlara da “biz namaz kılarken can kuşumuzu salıveririz” demiş, var mısın böyle namaz kılmaya?,
Hz. Rabia gibi, gözlerinde yaş kalmayıncaya kadar namaz da ağlamaya var mısın?
ve O GÜZELLER GÜZELİ, namazı en güzel kılan O.. kimse onun gibi kılamazdı, varmısın onun ümmeti olarak namaz kılmaya?
biliyorum sen onlar gibi namaz kılamazsın, onlar gibi olsan zaten bahane uydurmaz, namaz kılmak için kendine yollar arardın bu zamanda…nasıl mı namaz kılacaksın?
öyle bir namaz kılacaksın ki ezanı okuyan Bilal-i Habeşi olacak, namaz kıldığın yer Mescid-i Haram (KABE) olacak ve imamın Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) olacak ve Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve sahabeyle birlikte namaza duracaksın….
öyle bir namaz kılacaksın ki, sırat köprüsünün üzerinde olacaksın aşağısı cehennem ve karşında YÜCELER YÜCESİ ALLAH-U TEALA ve meleklerle saf tutarak…
öyle bir namaz kılacaksın ki Mevlana’ca:

Namaza tekbirle girmek, “İlahi,biz Senin huzurunda kurban olduk !” demektir. Tekbir getirerek kurban kesildi gibi, tekbirle namaza başlamak da, “Allah ’ım canımız Sana feda olsun!” anlamındadır.
Namazda kıyama durmak, Allah ’ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonraki hakkıyla yerine getiremediği kullundan ve işlediği günahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, rükuya eğilir.
Başı rükuda iken “Hakk’ın suallerine cevap ver” diye İlahi ferman gelir. Kul, rükudan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, yüzüstü secdeye kapanır.
Tekrar ona,“Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver” diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırsa da, tekrar yüz üstü kapanır.
AYRINTILI BİLGİ İÇİN ŞU ADRESE BAKMANIZI ÖNERİYORUM:

http://islamcokguzel.wordpress.com/2007/08/21/namaz-kilmiyormusunuz/

Allah rizasi icin, - bana yardimci olun, BATIYORUM :((

Degerli kardeslerim,
Bu siteyle tanistiktan sonra asagi yukari 8 ay boyunca hiç istimna yapmadim. O günlerimi düsünuyom da, çok güzelde, hayatin tadini aliyordum, okul derslerim mükemmek gidiyordu, fakat en önemlisi kendimle barisik olma gibi çok büyük bir lütufa sahip idim.
Fakat ondan sonra , ( 1 sene önce )gaflete daldim, ve istimna yapdim. Istimna yapdigim zamanlardaki gibi, pisman oldum, birdaha yapmiyim dedim. Fakat yine yaptim, yine yaptim. Ve kendimi ayni kisir döngünün içinde buldum, bazen 1 ay yapmiyorum, fakat ondan sonra yine yapiyorum. Namazlarima eskisi alakayi vermiyorum, kendimi hiç iyi hissetmiyorum.

Halbuki biliyorum ki çözüm çok basit. Bukadar basit olmasina ragmen 2sn lik zevk için kendimi harap ediyorum, KAHROLUYORUM. Cenabi Hak kimseyi bu duruma düsürmesin..

Fakat bende istimna dan daha önemli, istimnayi biraktigim zamanlar dahi bunu tam olarak birakamadigim, baska bir illet var.. Kendimi bir deli hisseiyorum; kahroluyorum. Nedir bu illet?

Elim durmadan saçima gidiyor, saçimi , cildimi kurcaliyorum. Böylelikle günde saatlerimi heba ediyorum,- ve nezaman bu illeti yapsam ardindan istima istegi de geliyor. Size tuhaf gelebilir, fakat bir türlu kurtulamiyorum. Halbuki biliyorum ki, bu , ve istimna illetini yapmadigim günler, çok güzel, bereketli oluyor. Yaa, ben ki, sigara içenleri ayiplardim.. Herhalde sigara'da AYNI bu illetler gibiymis.. :((

Ben övünmek istemem, çünkü bir Allahin vergisidir, ve herkesde buna benzer yetenekler vardir, fakat Cenabi Hak bana büyÿk bir kabiliyet vermis, ve benim bu içler acisi halime ragmen uni'de dersleri kolaylikla aliyorum. Fakat ben kendimle barisik olsaydim eger,- eminim ki, Allahin izniyle gerçekten hem maddi hem manevi açidan çok yüksek mevkii lere gelebilirim.

Ooof oof, arkadaslar, nasil oldu da ben, bir zamanlar okadar iyi giderken, istimna aklimin ucundan bile geçmezken bu hallere düstüm,- 2 güne bir 2sn lik zevk için sinirlerimi harab ediyorum? Maddi , manevi sihhatim böyle ucuz mu,?

Biliyorum; bi sitede hersey yaziyor. Fakat isim su anda daha da zor: çünku bi sitedeki herseyi okuduktan sonra, herseyi bildikten sonra, yine ayni bataklikta kendimi buldum.

Kurtuluş kolay.....

Bu işten kurtuluşun iki ayağı var...
1. Bu işi zihinde yani beyinde bitirmek ki kesin karalılık ister....
2. Beyin de bitirinceye kadar yani hormonlar değişene karar, şehveti kesici ilaç kullanmak ya da oruç tutmaktır.....Bütün bu işler hep Allahın inayetiyli olur.....ALLah inayeti olursa herşey kolay olur onun için Allahtan yardım istemek gereklidir...
Birde bu işlerden uzak durmak için insana yeni hedefler lazım ki unutabilsin bu işi.Allah yardım etsin inş. bu konuda herkese...

İMDAAAAAAAAAAAATTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTT

ARKADASLAR BEN BİŞİ SORUCAM
BEN 23 YASINDA OLDUKCA FİZİGİ İYİ Bİ İNSANIM ASKERDENDE YENİ GELDİM ANCAK 23 SENEDİR Bİ KADINA ELİM DEGMEDİ HANI CİNSEL İSTEK DEDİKLERİ SEY BAZEN İNSANIN AKLINA GİRİYO AMA DUALARIM SAYESİNDE KURTULUYORUM WE ARKADASLARIM TARAFINDAN DALGA KONUSU OLDUM SİMDİ BEN NE YAPAYIM AKLIMI CELİYOLAR BAZEN AKLIMDAN CIKMIYO NE YAPICAM BEN BİLMİYORUM.....

ALLAH RAZI OLSUN ......

Dolduruşa gelme...

Kardeş hayalden bişey çıkmaz...İnsanın işi gücü varsa belki uzun zaman cinsel istek duymadan yaşabilir....Önemli olan evlenip te karşında kadını görünceki erkekliğin, yoksa hayalen erkek olmuşsun sadece kendine yazık edersin.......Seninle dalga geçenle sende dalga geç...Kadın için iffet neyse erkek içinde odur.....Allah sana hayırlı bir eş çıkartır inş.....

s.a atese dayanabilecegin

s.a atese dayanabilecegin kadar gunah isle... nezaman aklina zina fikri geldi git ocagi ac atesin ustune elini tut kardesim dayanabiliyormusun ozman karar ver.. Inanki degmez.. zina yaparsaniz o dediginiz yuz guzelliginizde gider..yuzdeki nur gider ... cunku zina yapana Allahu teala daha bu dunyada iken cezasini veriyor.. yuzdeki guzelliginiz gider, rizkiniz daralir ve fakirlik gelir.. ahiretteki cezasindan haric.. Ahirette zina yapanlarin avret yerleriinden pis kokular gelecek... bunlar guzel seyler degil kardesim.. O seni zinaya tesvik eden arkadaslardan uzak dur ve kendine abdestli namazli arkadalar bul.. kotu arkadas seni yakar... Rabbim yar ve yardimciniz olsun.. Icinizdeki imanin sizi korumasi dilegi ve temennisi ile.. s,a

acizane...

kardeş arkadaşlar seninle mezara girmiyor ki...

el değmemiş

taassuba,hurafeye karşı buradayım

önemli olan arkadaşlar değil Allah dır...insanlara endekslersen kendini yanarsın

evlilik

sevgili kardeşim evlilik dinimizin temel kurallarından biran evvel dinine bağlı bir aile kızı ile evlen dinine bağlı bir insanla evlenirsen evinde bereketli elinde bereketli olur.

EVLİLİK

GENÇLİK VE EVLİLİK

Gençlik ve evlilik, günümüzün en büyük sorunlarından biri nedeni ise evliliğin yaygın olmaması ve sonucunda türlü ahlaksızlıkların oluştuğu bir toplum. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki günümüzdeki zina’nın, fuhuşun, flörtlerin yaygın olmasının tek nedeni evliliktir. Evlilik gençler arasında yaygınlaştırılamamıştır, normalde ergenlik çağına giren her kişi evlenebilir, yalnız insanın evlenmesi için nedendir bilmem ama birsürü kurallar konmuştur; mesela ilkokul-ortaokul-lise-üniversite üniversiteden sonra gelen iş bulma, doktoralık, uzmanlık, askerlik felan diye evlilik yaşı 25-30 yaşları olmuştur buda birçok ahlaksızlığın olmasına yol açmıştır. 14-15 yaşlarından bu yana kişi 10-15 sene bekar kalmış sonra evlenmiştir. Toplumumuzdaki insan tipi bu yaşlar arasında çeşitli flörtler etmiş, evlilik dışı ilişkiler kurmuş ve evliliğe gerek duymamıştır bu böyledir demiyorum ama toplumdaki genel olarak kafa yapısı bu adam bekarken erkektir canım kız arkadaşı olmasın mı deniliyor ve sonucunda gördüğümüz gibi ahlaksızlıklar artıyor. Peygamberimiz evliliği kolaylaştırın derken toplumumuzda evlilik neden hep zorlaştırılıyor, yokuşa sürülüyor anlayamıyorum. Ergenlik çağında evlenmek isteyen bir kişinin isteği neden kabul edilmiyor, buna da bahane çok tabii okulu var canım şimdi evini nasıl geçindirecek şuydu buydu derken evlenemezsin diyorlar. Bunun çaresini mi istiyorsunuz cevap vereyim anne ve baba biraz hoşgörülü olsa oğulları veya kızları evlendikten sonra oğlum sen okulunu bitirene kadar veya para kazanmaya başlayana kadar bizim yanımızda aileni kur, bizim yanımızda kal niye diyemiyor. Asrı saadete baktığımız zaman sahabelerin çoğu 13-15 yaşlarında evlenmişlerdir bunlarla ilgili kaynaklara bakabilirsiniz. Bizler niye onları örnek almıyoruz ki. Ben erken evlenmeyi diyorsam da bundan şunu asla kastetmiyorum hani bazı yerlerde felan yaygındır (köylerde veya doğuda) aile kızını küçük yaşta istemediği bir adamla zorla evlendirir bu kesinlikle yanlış bir şey benim dediğim yani 25-30 yaşlarında olan evlik 15-20 yaş aralarında olsun toplumumuz bunu benimsesin ama olmuyor ya aileler karışıyor yada ülkedeki kanunlar böyle diye olmuyor. Ergenlik çağında cinsel istekleri başlamış bi kişi ne yolla bunları kontrol altına alacaktır tabii ki de evlilikle ama evlilik olmayınca ya masturbasyona başvuruyor, yada evlilik dışı ilişki kuruyor, masturbasyon zinaya düşme tehlikesi varsa alimler tarafından yapılabilir dense de, zina kesinlikle haramdır hem kur’anla hem hadisle bu sabittir ve büyük günahlardandır yalnız bu normal karşılanıyo işte bi erkek ile bi kadın birbirlerini seviyorlarsa neden böyle bir şey olmasın deniyor, adam böyle bi ahlaksızlığı işlediğinde erkektir tabi yapacak deniyor ve zina yaygınlaşıyor belki modern çağda yaşasak bile bu yönle arap cahiliyesinin modernine benziyoruz ki cahiliye döneminde de genel evler vardı cariyesi olanlar para kazanması için onları bu yol için kullanıyorlardı şimdi günümüze bakarsanız ise modern barlar, pavyonlar, evler vs. vardır kişi buraya girerek insanlığını kaybederek allah’tan korkmadan hertürlü ahlaksızlığı işlemekten çekinmemektedir. Diğer taraftan porno veya müstehcen görüntülerin çokca izlendiği bu dönemde hep evliliğin geciktirilmesinden kaynaklanan bir mselerdir. Ahlaksızlıkların artmasının diğer nedeni ise başörtüsü nün tesettürün yaygın olmayışındandır. Bazı salak, gerizekalı aptallar kur’anda başörtüsü yoktur diye çene patlatırlar bunun içinde birçok sapık ilahiyatçı hocalarda vardır bunlar hep başörtüsünü aşağılar küçümser ayıp bir şey olarak görmezler, yalnız şunu çok normal karşılarlar; mine etek, dar kot veya çeşitli açık ve vücüt hatlarını belli eden elbiseler, makyaj vs. tam aksine asıl bunlar ahlaksızlığın daniskasıdır. Çoğu erkek kadınların bu türlerine karşı çıkmamaktadır çünkü bu türler erkeğin nefsine hitap ettiği için hoşlarına giderler ve o kadınlara bakarlar işte bir modern cahiliye daha, zira eski cahiliyede de müşrik kadınlar açık saçık erkeklerin hoşlanacağı şekilde gezerlerdi. Bir neden daha çoğunluk tarafından beğenilen evlilik programları, kurumları veya evlilik siteleri özellikle biz hayırlı iş yapıyoruz diye televizyonlarda yayınlanan bu programlar ve bunları yapanlar bakın işte biz hayırlı iş yapıyoruz diyorlar. programa çıkanların çoğu 40 yaşın üzerinde ikinci baharını yaşamak isteyenler kah 70-80-90 yaşlarında adamlar çıkıyo kah 45-50 yaşlarında çıkıyo nadiren 40 yaşın altında çıkanlar oluyor çok yanlış öncelik evlenmek isteyen gençlere verilmelidir o kadar genç nüfus varken bana 70 yaşındaki adam evlense ne olur evlenmese ne olur. Tabii onlarda evlenip aile kuracaklardır fakat öncelik onlara verilmemelidir. Son olarak şunları diyebilirim ki 1-evlilik yaşı günümüzde geç bunlar daha erken yaşlara alınmalıdır. 2-Evlilik kolaylaştırılmalıdır mesela söz yüzüğü takılıyor 2-3 ay geçiyo sonra nişan yapılıyo merasimle bi 5-6 ayda o sürüyo sonra çok şaşalı düğünler yapılıyo. Bu kadar uzun aralıklarla, merasimlerle olması yanlıştır tabi çiftlerin birbirini tanıması için belli bi süre isteniyosa verilebilir ama bu kadar olmamalıdır yani herhangi bir şey gibi normal tutulmalı merasime dökülmemelidir. 3-bu iki maddeden sonra toplumda tesettür önemsenmeli herkesin tesettüre girenlerin sayısını artırmak için elinden gelmesini yapmaları gerekir bundan kasıt şu kadınları kastedmiyorum kadının üstünde pardüse yok veya ona benzer daha açık bir şey var, vücut hatlarını belli eden elbiseler giymiş, yüzünde boya küpüne girmiş gibi makyaj var bunlar asla tesettür değildir bu kişiler kendilerini kapalı zannederler fakat yanılırlar allah’ın kadınlar için emrettiği tesettür bu değildir, bunlar hiç örtünmesinler daha iyi hiç olmazsa kapalı kadın diyince kişinin aklına bu tipler gelmesin. Daha söylenecek çok söz var ama benim diyeceklerim bu kadar ben bir lise öğrencisi olarak evlilik hakkında bunları diyebilirim. Yalnız bunların olacağınıda pek zannetmediğimden peygamberimizin gençlere tavsiyesi hemde alimlerimizin tavsiyesi evlenemeyen gençlere oruç tutun, gözlerinizi haramdan koruyun, hayasızlıktan iffetsizlikten sakının ve bizden hep allah’ın emirlerine uymamızı istemeyen şeytandan korunmak nefsimizi terbiye etmek ibadetlerimizi düzenli yapmak.

Allah’a emanet olunuz.

03.03.09

evlılık

sızce evlılık ınsanın kaderınnde yazılımıdır yada değişirmi evleneceğin kjişi

bulamadım

ya ben yazıyorum ama görüntülenmiyo yada ben görmüyorum

ben üniverste öğrencsym

ben üniverste öğrencsym lise ilk senesi biriyle konuştum uzun sürmedi günah diyerek eğer nasibimsen elbet buluruz birbirimizi diye ayrıldk ve şimdi ne onun bende ne de benim onda adresimiz yok telefon numaralarımız da tabi.fakat dindar bir beydi galiba bu sebeple aklımdan çkmyr.fakat yaş ilerledikçe isteyenler oluyr aklımda o olduğu için hayır diyorum sizce yanlış mı yapıyrm beklemekle o beni bulabilir mi?yani kader bu işler ama biraz da realist bakıyorum işe ne dersiniz yanlış mı yapyrm lütfen fikirlerinizi bildirin çok zor durumdayım ve hp rabbime o bnm nsbmdyse karşma çkr değilse aklımdan çkr rabbim diye dua ediyrm çare elbet rabbimde ama gönülde...

derdinize derman bulmanız dileklerimle...

özür diliyerek yazdığımız kelimelerin lütfen sesli harflerini koyalım bu dil bizim...Allah cc hepimize hayırlı eşler ve bizden de bu Vatana Millete İslama hayırlı zürriyetler nasip etsin inşallah...

irem05

demekkı senın ıcın hayırlsı degılmıs kardesım neden bu kadar ısrarcı oluyorsun kı o senın nasıbınse eger her nerede olursa olsun rabbım senı bulusturur onunla hem ıstemeye gelenlerden bırının o olmadıgını nereden bılıyorsun her ne olursa olsun rabbıme sıgın ve ondan ıste hayırlısı ıse ıste ondan baska hıc kımse sana yol gosteremez unutma selam ve dua ıle...

düşüncelerinize cok ihtiyacım var kardeşlerim

ben zor kısa bır evlılık gecırdım ve bıttı uzun bır sure gectı elhamdulıllah Allahın yarımıyla ve dualarımın kabuluyle ınanılmaz huzurluyum rabbım ne yücedırkı benım gıbı fakırın dularını kabul ettı ve karsıma sankı benım aynamı cıkarttı yıllar sonra buldugum sıra arkadasım benımle evlenmek ıstıyor ne acıdırkı durumumu bır turlu soyleyemıyorum oallahın bana bu dunyadakı en buyuk en kıymetlı nımetı durumumda hiç bişey yok aslında allah kımsenın basına vermesın fakat ben peygamber efendımız gıbı benı sahıplenen bırını ıstıyorum ve bunu ona dıyemıyorum ıkımızde her namazda dua edıyoruz hakkımızda hayırlısı olur ınsallah ama hayırlı evlılıgımın onunla olmasını cok ıstıyorum ınsallah...

evlilik

s.a arkadaslar onumde su anda cok hayırlı bı kısmet var benım ıstedıgım sartların cok cok uzerınde dını yonden dort dortluk bı ınsan zaten benım ıstedıgımde dınını tam anlamı ıle yasayan bı ınsanlar bırlıkte olmak bı omur surdurmek bu ısın olmasını cok ıstıyorum dedıgım gıbı dını yonu mukemmel bı ınsan ama kafamı kurcalayan bırsey var benım daha onceden erkek arkadasım oldu bu konuyu ona soyleyıp soylememe konusu yalan soylemk ıstemıyorum ama bu konu yuzunden bu ıs olmazsa cok uzulcem bı yerde okumustum tam hatırlamıyorum ama bı sahabenın kızı mı ne evden kacmıs kotu yola dusmus ama babası onu buluyor ve evıne getırıyor sonra kızı tovbe edıyor hayırlı bı kısmet cıkıyor onune babası peygamber efendımız s.a.s gıdıyor kızımın yasadıgı olayları anlatayım mı dunurlerın bılmesı gerekıyromu dıyor peygamber efendımızde hyr soyleme kızın tovbe etmıs dıyor benım ne yapmam gerekıyro arkadaslar lutfen yardımınıza ıhtıyacım var istihareye yattım hersey guzel cıkıyor ama kafam cok karısık ya benı ıstemezse :S

EN GÜZEL DUA GİZLİ OLANIDIR....

Makbul dualardan biri de, mü'minin, mü'mine gıyabında,
yani haberi olmadan yaptığı duadır.
Çünkü dua yapan insanın,
yaptığı duada bir menfaati veya bir beklentisi yoktur.
Bu sebeple ihlaslı ve samimidir. Herhangi bir beklenti olmadan, sırf mümin kardeşini düşündüğü ve onun ihtiyaçlarının giderilmesi için yapılan dua inşaallah kabul edilir. Zaten O (c.c), Peygamberimizin ifadesi ile, “kendisine el açan hiç kimsenin elini boş çevirmez.”

Dua ederken dikkat edilecek konular:

Duâ edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir duâ olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duânın ortasında bir duâ makbul olur.
FPRIVATE "TYPE=PICT;ALT="

* Hem bizahri’l-gayb, yani gıyaben ona duâ etmek,

* Hem hadiste ve Kur’ân’da gelen me’sur duâlarla duâ etmek; meselâ,

“Allahım, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum.” (en-Nevevî, el-Ezkâr, 74; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1: 517.)

“Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem ateşinin azâbından koru.” (Bakara Sûresi, 2: 201.) gibi câmi duâlarla duâ etmek

* Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble duâ etmek,

* Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,

* Hem mevâki-i mübarekede(mübarek yerlerde), hususan mescidlerde,

* Hem Cumada, hususan saat-i icabede(icabet saatinde),

* Hem şuhur-u selâsede(üç aylarda), hususan leyâli-i meşhurede(mübarek gecelerde),

* Hem Ramazan’da, hususan Leyle-i Kadirde(Kadir Gecesinde) duâ etmek,
kabule karin(yakın) olması Rahmet-i İlâhiyeden kaviyyen me’muldür(kuvvetle ümid edilir).

O makbul duânın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut duâ olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi(ebedi hayatı) cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, duâ kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Bkz. Mektubat, 279.)

DUL KADIN OLMANIN ZORLUKLARI

hayatta bir arkadas ortamında tanıyarak tanıstıgımız yada görücü usulu tanıstıgımız biri cıkar karsımıza konusur bi şekılde anlasırız söyledıgı sözlerle davranıslarıyla etkıler bizi ve kendı kendımıze içimizden söylenırız işte evlenecegım insan bu.. ama karsımızdakı bıze sadece duymak ıstedıgımız sözlerı söylerek bızı etkıler düğün günü gelmıstır bır ömür sadık olucagınız onu üzmeyecegınızı bılıyosunuzdur sözler verılır yemınler edılır ve evlenırsınız sonra cicim gunlerı baslar ve hemen bir kibrit ateşi gıbı yanar ve söner karsınızdakı kocanızmı yoksa baska bırımı anlayamassınız bencıldır bunu yap onu getır ıstedıgım gıbı ol annemın sözunden cıkma bıze sen ınsan degılsın bu dunyada yoksun mesajını verır küçücük bır kızgınlıkta dayaklar baslar ama sizin küsmeye tavır yapmaya hakkınız yoktur onun karsısında bir hiçsinizdir bı yandan kaynananız kötü davranır söylenır yuvanızı bozmaya calısır bir közde o atar sonra hayalını kurdugunuz yuva daha ısınamadan biter ve onca yemın ettıgınız kişiden ayrılırsınız belkı artık zulum gormıcegınız için sevınıyosunuzdur ama içiniz acıyodur gözyası degıldır akıttıgınız tüm acılarınız umutlarınız akar gıder her bırını kaybedersınız bir gözyasında ve artık adınız bellıdır "dul"ayrıldıgızın ınsan sizi var olarak görmedıgı için baskasını almıstır bıle agına ama siz baba ocagına dönmüş ürkek bır kuş gibi yabancılık cekıyosunuzdur korkuyosunuzdur alıngan şüphelısınızdır oysa ana ve babanızın yanındasınızdır onların yüzüne bakamassınız sanki bir sucluymus gıbı hıssedersınız bır elektrık faturası gelse birazcık fazla gelse acaba benım yuzumdenmı geldı dıye dusunursunuz yemek yesenız herkes sıze bakıyor gıbı sanırsınız komsuların bakıslarından rahatsız olursunuz kapı caldıgında korkarak acarsınız artık erkeklerden korkuyosunuzdur..ama hayata tutunmak zorundasınızdır hele canınızdan bır parca varsa dişi bir aslan kesılırsınız hayata meydan okursunuz hem hayatın zorlukları hem dul olmanın zorlukları bı yandan hayata tutunurken bı yandanda sıcak huzurlu bır yuvanın hayalını kurar özlem duyarsınız ikinci bir evlilik düşünsenız bıle acaba yıne mutsuz mu olucam acaba yıne aynı acılarımı cekıcem acaba acaba....

LANSE ETTIRME (YAKAMOZ)

oncelıkle kastınız bı erkek ıcın : Pekı sız bu olaya bırde erkek nazarıyla bakın :
Erkeğe rol yapar , suslu ,sasalı kelımeler ıle beyın bulandırıcı sozler baglamında , dısılıgı ıle erkegın kafasını karıstırır ve evlenır ondan sonra cıcım ayları , derken tavır ve TAFRALAR derken KAPRISLER ve KISKANCLIK krızlerı baslar ..
Ve usuntunluk kurma faalıyetı , otorıteyı avuca alma derken , kaynanın olumunu ıple cekmeler ve derken kopma noktası :
ıste bu noktada bıle haksız olan ben ce sızlersınız
Yuvayı Dişi kus kurar butun her seye karsı mucadele etmelı,hosgoru ve anlayıs sahıbı olamlıdır .Kaprıslerı ıle erkege evı , hayatı zından etmemelıdır...
(TABIKI ERKEK ERKEK ISE ESINE DEGER VEREN BIRI ISE SE.....DE VAR ONLAR KONU DISINDA)

BEN BU KONUYU BI ERKEGIN BAKISI OLARAK ELE ALDIGIM ICIN DOGAL OLARAK BI OLAYI BIR KADININ TANIMLAMASI GIBI DUYGUSAL , DEMOGOJI DOLU BIR USLUB ILE ANALATAMADIM VE ISTE BUNDAN DOLAYI DA KOTU TEPKILER ALACAGIM BELKIDE

ISTE ERKEK VE KADIN ARASINDAKI FARKKKKK .. OLAYLARA BAKIS VE BASKALARINA LANSE ETTRIMEDEKI USLUBBBB
ANA SORUN ZATEN BURDAN BASLIYOR

KADIN HERKESI AGLATABILIR
ERKEK ISE SADECE ANNESINI AGLATABILIR KENDI OLAYLARI ILE .............
VESSELAM ..
SAYGISIZLIK YAPTIYSAK AFFOLA
SAYGILARIMLA............

..

BENİ ÇOK AĞLATTIN KARDEŞ HER KELİMESİNDE KENDİMİ BULDUM.YANLIZ OLMADIĞIMI GÖRDÜM ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN.ALLAH KİMSEYE CEKEMİYECEGİ DERT VERMEZMİŞ.KADERDE VARSA YAŞIYORZ İŞTE

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?: