OLAĞAN ÜSTÜ SÖZ VE TUZAKLAR

''En iyi zehir vücuda yavaş yavaş yayılanıdır. Kurbanına hiç fark ettirmeden zehirler. Katilden hiç şüphe ettirmeden öldürür. Evliliğin de böylesi yavaşça yayılan zehirleri vardır.''

BAŞKALARI BİRBİRİNE NE KADAR YAKIŞIYOR?

Başkaları eşinizden daha güzel ya da yakışıklı görünebilir. Reklamlarda gördüğünüz, filmlerde izlediğiniz, billboardlarda rastladığınız kadın ya da erkekler size daha sevimli gelebilir; unutmayın ki onlar sahici değil kurgulanmış kişilerdir; size özel değillerdir, herkese gülümserler, gerçek değillerdir; her zaman gülümserler. Dahası, sevimlilikleri sizin için de değildir; bir başka şeyi pazarlamak ya da temsil etmek için sevimli olmak zorundadırlar.

Titrek Sesli Kız

Telefonun öteki ucundaki genç kız ağlamaklı ses tonuyla konuşuyordu:

“Hocam, moralim çok bozuk, çok kötüyüm, bana yardım eder misiniz?”

“Buyurun nedir probleminiz?”

“Nişanlım beni terketti. Hem de eften püften meseleler için. Bana sadakatsizlik gösterdi. Hayallerim kırıldı. Ben şimdi ne yapacağım?”

“Evlenip, yuva kurduktan sonra sizi terketseydi, daha mı iyi olurdu?”

Titrek sesiyle devam etti:

“Ama gururumu çok kırdı. Dayanamıyorum.”

Filmlerde Bilinçaltı Mesajı, mutlaka okunmalı...

Bilinçaltı çoğumuzun bildiği ya da duyduğu bir kavram. Bu kavram bilincimizin farkında olmadığı ama davranışlarımızın yönlendirilmesinde önemli rol oynayan bir yapıyı belirtiyor. Bilinçaltının en önemli özelliği ise bilicimizin farkına varmadığı olayları, sesleri, resimleri kaydetmesi. Siz beş katlı bir binaya çıkarken merdivenleri saymıyorsunuz ama bilinçaltınızda bu sayıyı biliniyor ve kaydediliyor. Aynı şekilde bebekliğimize dair anlıları bilinçaltı kayıtlarının arasında bulmak pekala mümkün. Bunlar nasıl mı gerçekleşiyor? Gözde bilimsel olarak “fovea hareketleri” isimlendirilen hareketler bulunuyor. Bu hareketler sayesinde göz devamlı çevremizi tarıyor ve aldığı bilgileri bilinçaltına atıyor. Bizler bu bilinçaltına gönderilen verilerin çok ama çok az bir kısmını hatırlayabiliyoruz. Burada önemli olan nokta bilinçaltına gönderilen verilerin karar verme ya da eyleme geçme aşamasında fikirlerimizi ve davranışlarımızı direkt olarak etkilemesi.

Başörtüsünü aç, etekleri kısalt...

Yetişkin iki ayrı cinsin bir arada bulunmasını normal karşılamayan bu millete önceleri şöyle deniliyordu:

“Kızlarla erkekler karışık okur/karışık olurlarsa, aralarında kardeşlik duyguları gelişir. Dolayısıyla birbirlerine cinsî hislerle, kötü niyetle yaklaşmazlar.”

Bunun doğru olmadığını, söyleyenler de bal gibi biliyorlardı ama o zaman böyle konuşmaları icap ediyordu. Gençlerin senli benli oldukları görülünce bu sefer de ağız değiştirip, “Gençler arkadaşlık ortamında birbirlerini yakından tanırlarsa, ilerde sıhhatli evlilikler olur” demeye başladılar.

EY ŞEHVETİNİ BENİM İÇİN TERKEDEN 'GENÇ'

Muaz b. Cebel, Hz. Peygamber’den şu hadisi rivayet etmektedir:
“Allah, ‘Ey gençliğini benim için harcayan, şehvetini benim için terk eden genç! Sen yanımda bazı meleklerim gibisin.’ demektedir.” (Ebû Nuaym, Hilyetu’l-Evliya, V, 237)

Bundan daha temiz kalpli kim olabilir? Veya bulûğ çağına vardıktan bu yana günah işlemeyen, Allah’a itaat ve ibadetle gelişen, O’nun hakkına uymayı âdet haline getiren kişiden, yardım ve desteğe kim öncelikli olarak hak kazanabilir? Öyle ise bu işi kendine âdet edinen, bunun zıddına asla yanaşmayan kişiye, Allah hakkına riâyet etmek kolay ve güçlüğü azdır. Allah yolunda çalışması ise uzun sürelidir.

Cinsel yaşam eşler arası ilişkiyi etkiler mi?

Evlilik, hayatın ciddi adımlarından biri ve bir çok gerçekle birebir karşılaşma sürecidir. Evlilikle beraber faklı bir insanla aynı çatı altında yaşamaya başlar ve eşimizi tanımak isteriz işte cinsellikte bu tanıma süreçlerinden biri.

Evlilikte cinsellik hafife alınamayacak kadar önemlidir. Zira evlilikteki her şey gibi cinsellikte bir paylaşımdır ve iki tarafında bu paylaşımdan memnuniyeti esastır.

Bütün bunlarla beraber cinsellik evlilik için her şey değildir. Eğer öyle olsaydı cinsellik ihtiyacı giderildikten sonra eşler arasında ömür boyu mutluluk olması gerekirdi. Oysa eşler arası cinselliğin verimli, iyi ve hoş olabilmesi ancak eşler arası zihinsel ve ruhsal ilişkinin iyi olmasıyla alakalıdır..Bu günkü yazımız cinsellikten ziyade cinselliğin evliliğin dinamiklerini nasıl etkilediğine ilişkin olacaktır.

Dişilere Tapanlar

KUR’ÂN’IN âyetleri henüz inmiş gibi okunduğunda, pek çok defalar insanın “Tam da bugünü tasvir ediyor” diyeceği gelir; âyetin daha başka zamanlarla ilgisi, okuyucunun gözünde, bu zamana nispetle pek sönük kalır. Bu âyetin de zamanımızla ilgisi o kadar aşikârdır ki, sanki bugün nazil olmuş gibi bize sesleniyor, geçmiş asırlardan çok modern zamanları tasvir ediyor gibidir.
Gerçi her zamanın Kur’ân âyetlerinden bir payı vardır. Mekke müşrikleri de taptıkları putları dişi olarak tasavvur etmek ve onlara dişi isimleri vermek suretiyle, bu âyetin çizdiği tablo içinde yer alıyorlardı. Halbuki onlar kadına değer veren kimseler de değillerdi. Kadın onlar için bir güçsüzlük simgesi, kız çocuğuna sahip olmak ise bir utanç vesilesiydi. Gerçek hayatta kadını böylesine aşağılayan bir toplumun kendi elleriyle icad ettikleri sözümona tanrılara dişi isimleri verip de onlara tapmaları, dua etmeleri, yalvarmaları, kendileri hesabına ne kadar aşağılayıcı bir durumdur! İşte bu, onlara Şeytanın giydirdiği bir külâhtır ki, bu âyetin devamındaki âyetlerde de anlatıldığı gibi, Şeytan, insan neslinden intikamını böylece almaktadır.

Birbirinize Elbisesiniz

RABBİMİZ, Kur’ân’da eşleri birbirlerinin elbisesi olarak tarif eder. Bizim fıtratımızı bizden iyi bilen Rabbimizin eşleri elbiseler diye tarif etmesi, hiç şüphesiz, sonsuz manalar içeriyor olmalı. “Elbise”nin anlamı ve çağrıştırdıkları üzerinden eşimizi anlamaya çalışabilir miyiz?:
Başkalarına elbisenizle görünürsünüz. Elbisenizin temizliği, sağlamlığı, rengi ve şıklığı dışarıya verdiğiniz mesajdır. Elbisenizin güzelliği ile kendinizi önemsediğinizi ve önemli olduğunuzu ifade edersiniz. Kirli, pejmürde, dağınık, sökük, yırtık bir elbise kendinize değer vermediğiniz anlamına gelir. Şu halde, “Elbisemden bana ne?” deme hakkınız yoktur. Kendinizi elbisenizle tanıtırsınız; o kimliğiniz olur, kişiliğinizi ortaya koyar. Elbisenizde olabilecek her türlü kusur, size mal edilir; kişiliğinizden kaybettir.

Dinde tâviz yasak!

Cenab-ı Hak, dininden zerre kadar tâviz verilmesini yasakladığı gibi, tâviz vermeye ednâ, yani zerre kadar meyli de yasaklamaktadır. Bu hususta birinci muhatap olarak Peygamber Efendimizi (asm) almakta ve tâviz vermesi durumunda onu şiddetle cezalandıracağını beyan buyurmaktadır. Bu konu ile ilgili âyet-i kerimelerin meâline muteber tefsirlerde yer aldığı şekliyle bakalım:

“Habibim! Biz inâyet-i İlâhiyemizle seni hak üzere sabit kılmamış olsaydık onların hud’alarının kuvvetine binâen tekliflerini kabule meyleder ve azıcık yaklaşırdın.” Yani; meyletmedin velâkin hilelerinin kuvveti meyletmeye yaklaştırdı velâkin biz himaye ettik, sen de yaklaşmadın.” (Hülasatü’l Beyan, İsrâ Sûresi / 74)

İnternete Bağımlı Olmak

İnternet, günümüz insanına büyük imkânlar sunan önemli bir teknolojidir. Bu teknolojideki gelişmelere paralel olarak internetteki web sayfalarından (www; world wide web, dünya çapında ağ) gerekli gereksiz ciddi bir bilgi bombardımanına mârûz kalmaktayız. İş yerlerinden evlere kadar, internet hemen her yerde, günlük hayatımızın bir parçası hâline gelmiş durumda. Aslında teknolojik bir nimet olan internet, insanlar için büyük imkânlar sunmasına, birçok güzelliğe vesile olmasına rağmen, bazı kötü neticelere de yol açabilmektedir. Bugün hemen her yaştan birçok insan, internet bağımlısı olmuş durumda. İnsanların internetle münasebetleri sorgulandığında, bugün bu teknolojinin dünya genelinde faydadan ziyade zarar vermeye başladığı söylenebilir. Uzmanlar, interneti şuursuzca kullanan veya kötü niyet ve maksatlarına âlet eden kişilerin durumunu patolojik bir problem olarak değerlendirmiş ve bu durumu ‘internet bağımlılığı bozukluğu’ (internet addiction disorder) şeklinde isimlendirmişlerdir.

Sanal ortamdaki tehlikeler

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, çocukları istismar etmeyi amaçlayan internet sitelerinin merak, bilgi, magazin, şarkı, hediye, karikatür ve şaka gibi araçlarla çocuklarla yakınlık kurmaya çaba gösterdiğini bildirdi. Prof. Dr. Yorulmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların çevredeki zararlı faktörlerden en kolay etkilenen grup olduğunu belirtti.

ÇEKİCİ GÖRÜNÜMLÜLER YEM
İstismarcıların çekici görünümlü genç ve çocukları yem olarak kullandığını bildiren Yorulmaz, bu istismarcı kişilerin çocukların ana babalarının kontrolü dışında olmasına çaba gösterdiğini belirtti. Bazı sitelerin çocuklara cinsellik konusunda sohbet etme fırsatı verdiğini, bazılarının da çocuklara ait porno resimleri toplamaya çalıştığını bildiren Yorulmaz, ''Bu resimleri çocuklara göstererek alışkanlık gelişmesi ve yeni kurbanlar ararken öte yandan bu resimleri satarak para kazanmaya çalışmaktadırlar. Bu siteler bazen da çok iyi amaçlar için hazırlanmış siteler ziyaret edilirken de kendiliğinden de açılabilmektedir'' diye konuştu. Çocukların özellikle gece saatlerinde daha büyük risk altında olduğunu dile getiren Yorulmaz, bilinmeyen sitelerden indirilen dosyalarla birlikte istenmeyen birçok programın da bilgisayara yüklenerek kimlik ve banka bilgilerinin başkalarına ulaşabildiğini anlattı. Yorulmaz, spam denilen maillerin cinsellik içeren siteleri tanıtmak amacıyla kullanıldığını söyledi. Prof. Dr. Yorulmaz, şunları kaydetti:

Sanal sohbet neden tehlikeli?

İnternet ortamında chat odalarına girip yabancı kişilerle sohbet etme ile ilgili yaşanan sorunlar gün geçtikçe artıyor. Peki durum nasıl bir sorun oluyor? İşte haber:

Son zamanlarda internet ortamında chat odalarına girip yabancı kişilerle sohbet etme ile ilgili yaşanan sorunlar hepimizi üzüyor... Bu sorunları göz ardı etmeyerek duyarlı olmak zorundayız.

Aksi takdirde birbiri ardına yaşanan hadiseler sosyal patlamaları da beraberinde getirecektir. Bunu önlemenin yolu kişilerin bilinçlenmesi ve problemlerinin farkında olarak çözüm yollarını araştırmalarıdır.

Sohbet etme duygu ve düşüncelerini başka kişilerle paylaşma herkesin ihtiyacı. Bununla beraber uygun kişilerle yapılmayınca da birçok sıkıntıya yol açıyor.

Kişi en yakınları, ailesi, arkadaşları dururken duygu ve düşüncelerini hiç tanımadığı kişilerle paylaşmaya neden ihtiyaç duyar? Bunun birçok nedeni vardır. Bunlardan başlıcaları şunlardır:

YÜZ KİŞİYE DANIŞMADAN EVLENMEYECEĞİM

İsrail oğullarından biri kendi kendine dediki:

yüz insana danışmadan evlenmeyeceğim .Doksan dokuz kişi ile müşavere etti biri kaldı niyet etti sabah erken kim karşısına çıkarsa onunla müşavere edip görüşü ile amel edecekti.
Sabah oldu evinden çıktı bir deliye rastladı. bir kamışı at yapıp binmişti.böyle bir deli ile karşılaşması onu üzdü ama verdiği sözdende dönmedi ona yaklaştı.

Deli onun yakşaltığını görünce dediki: Sakın kendini koru atım seni tepmesin.

Fakat o kimse deliye şöyle dedi: Atını tut sana bir şey soracağım.

Deli durunca şöyle anlattı: İlkkarşıma çıkanla müşavere edeyim diye allaha ahd ettim.ilk olarak da sen karşıma çıktın.şimdi söyle!ben evlenmek istiyorum nasıl evleneyim?

Deli şöyle anlattı: Kadınlar üç çeşitti biri senindir.biri aleyhine çalışır .biride hem lehine hemde aleyhine olur .

Başörtülü Hanımlara Açık Mektup

Muhterem Başörtülü Hanımefendi Kardeşlerim,

Bendeniz İlahiyat Fakültesi mezunu, evli ve iki çocuk babası bir kardeşinizim. Hergün binlerce insanın geçtiği işlek bir yol üzerinde bir dükkanım var. Bu yüzden birçok farklı insan görüyor ve yine birçok insanla görüşüyorum.

Sizlere bu mektubu yazmamın sebebi hergün gördüğüm insanların içinde yer alan yüzlerce başörtülü kardeşimin bazılarında tesbit ettiğim giyinme yanlışları hakkında sizleri uyarmak istememdir.

Buna cür`et etmemin sebebi de Yüce Rabbimiz Allah`ın şu ayeti ve önderimiz Hz. Muhammed`in (s.a.v.) şu sözleridir:

Tesettür Emrinin Neresindeyiz?

Geçtiğimiz günlerde gazeteleri karıştırırken bir haber dikkatimi çekti. Haberde, beş yıldızlı bir otelde tesettürlü giyim üzerine yapılan defilenin çok ses getirdiği ifâde ediliyordu. Pahalı mankenlerin makyajlı, -güya- tesettürlü(!) boy boy fotoğrafları haberi tamamlıyordu. Fotoğraflara acı acı baktım. Çünkü resimler hiçbir şekliyle İslam ölçülerine göre tesettürlü bir hanımı tarif etmiyordu. Fakat bu resimler, moda rüzgârı sayesinde tesettür ismini siper ederek nicelerini bir yaprak gibi peşinde koşturuyordu. Bu garâbet ne kadar üzücüydü. İşte bir yansıma:

Geçenlerde çocuklarımı evimin yakınındaki parkta dolaştırıyordum. Genç bir kız dikkatimi çekti. Altında oldukça dar uzun bir etek, üzerinde uzun kollu dar bir penye ve uçları ensesine sıkıca bağlanmış başörtülü genç bir kızdı bu. Gazetelerden taklit ettiği -güya- tesettürü(!) ile elinde sigarası, yanındaki şımarık gence lâubali ve gevrek kahkahalar atarak bir şeyler anlatıyordu.

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:
İçeriği paylaş